Etiket: amca

  • AVM’nin önünde amca yeğen kavgası!

    AVM’nin önünde amca yeğen kavgası!

    Bursa’da yeğen, alışveriş merkezinin önünde yüzlerce kişinin arasında amcasını defalarca bıçakladı. Kanlar içinde yere yığılan amca ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılırken, yeğen polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

    Olay, saat 16.15 sıralarında merkez Osmangazi ilçesinde bulunan Kent Meydanı Alışveriş Merkezi önündeki meydanında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, AVM’ye gelen amca E.Z. (27) ile yeğeni K.Z. (20) bilinmeyen bir sebepten dolayı, sözlü olarak tartışmaya başladı.

    Belindeki bıçağı çeken yeğen K.Z., amcasına savurdu. Herkesin gözü önünde defalarca yeğeninin bıçak darbelerine maruz kalan amca E.Z., kanlar içinde yere yığıldı.

    Yere düşen amcasını, bıçaklamaya devam eden K.Z., çevredekilerin bağrışmalarıyla elindeki bıçağı attı.

    Yeğen polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, kanlar içinde kalan amca ise olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri tarafında hastaneye kaldırıldı.

    Alışveriş merkezinin önünde yaşanan olayda yeğene tepki gösterenler, linç etmeye kalktı.

    Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan amcanın hayati tehlikesi devam ederken, polis ekiplerinin olayla ilgili tahkikatı devam ediyor.

  • Narin Güran cinayetinde ikinci duruşma…

    Narin Güran cinayetinde ikinci duruşma…

    Narin Güran cinayetine ilişkin haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanıklar annesi Yüksel, ağabeyi Enes ve amcası Salim Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar, bugün görülecek ikinci duruşma için yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde adliyeye getirildi.

    Diyarbakır‘ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolduktan sonra arama çalışmalarının 19’uncu gününde dere yatağında çuvalda, üstü 30, 25 ve 20 kilo ağırlığındaki 3 taşla kapatılıp, çalılıklarla gizlenmiş halde cansız bedeni bulunan Narin Güran (8) cinayetine ilişkin tutuklanan 12 kişiden 4’ü hakkında Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede; aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile gözaltına alındıktan sonra cesedi dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında, HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre olay anında aynı evde oldukları tespit edildiği belirtilerek, ‘iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

    Davanın ilk duruşması, 7 Kasım’da görüldü. 3 gün süren duruşma sonunda mahkeme heyeti, ara kararını açıklayarak, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı 26 Aralık’a erteledi.

    SANIKLAR ADLİYEYE GETİRİLDİ

    İkinci duruşma öncesi mahkeme salonu ve adliye çevresinde geniş güvenlik önlemi alındı. Polis ekipleri, dün adliye çevresine bariyerler yerleştirdi.

    Duruşma öncesi tutuklu sanıklar, cezaevinden yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde çıkarılarak adliyeye getirildi. Adliyeye girişlerde, gelenler çanta ve benzeri eşyaları kontrol edilip, üst aramalarının ardından içeri alınıyor. Ambulans ekiplerinin de hazırda bekletildiği adliye çevresinde trafik polisleri araçların geçişini kontrol ederken, motosikletli Yunus timleri de devriye görevi yürütüyor.

    1’İ TUTUKLU, 3 TANIK DİNLENECEK

    Bugün görülecek ikinci duruşma için alınan ek kararda, sanık avukatlarının celse arasındaki talepleri doğrultusunda 1’i tutuklu 3 kişinin tanık sıfatıyla dinlenilmesine karar verildi.

    Mahkeme tarafından verilen kararda, amca Erhan Güran ve çoban A.A.‘nın (33) duruşmaya zorla getirilmesi, amca Salim Güran’ın işçisi tutuklu 15 yaşındaki R.A.‘nın ise cezaevinden celbi için karar verildi. Mahkeme dosyasına giren görüntülerde, amca Erhan Güran ile evinde yapılan toplantıda sorular sorup, daha sonra gönderdikleri çoban A.A.’nın görüntüleri ortaya çıkmıştı. Amca Salim Güran’ın işçisi R.A. ise ilk duruşmada ‘Tanıklık yapmak istemiyorum’ deyince, salondan çıkarılmıştı.

    MÜEBBET HAPİS CEZASI TALEP EDİLDİ

    Savcı, esas hakkındaki mütalaasında sanıklar, Narin’in amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile cesedi taşıyan Nevzat Bahtiyar ile ilgili ‘iştiraken kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.

    Mütalaada; dosya içeriğinde soruşturma ve kovuşturma boyunca bulunan ve sunulan tüm kamera görüntüleri, ifade tutanakları, Adli Tıp raporları, olay yeri inceleme raporları, HTS kayıtları, HTS daraltılmış baz analiz raporu ve bu yönde desteklenen bilirkişi raporu, kriminal raporlar, ulusal kriminal büro raporu, görüşme kayıtları, cep telefonları üzerinde yapılan inceleme neticesinde elde edilen veriler, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay günü sanıklar Enes Güran’ın, Salim Güran’ın, Yüksel Güran’ın ve Nevzat Bahtiyar’ın olay saatinde Arif Güran’ın evi ve civarında bulundukları hususunun daraltılmış baz analiz raporu ve bilirkişi raporuyla tespit edildiğini belirtilerek, şunlar kaydedildi:

    “Ayrıca 28/11/2024 tarihli ulusal kriminal büronun raporu ile de desteklenen ahır-ev bölgesinde olay saatinde gerçek-canlı hareketleri mevcut olup Narin Güran’ın da ahır-ev bölgesine ulaştığının belirlendiği bu bağlamda sanıkların olayın sonuna kadar zaman ve mekan birlikteliği içerisinde oldukları ve bu eyleme taraftar olmadıklarını gösterecek şekilde engelleyici bir irade ortaya koymadıkları gibi fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek bildikleri gerçeği açıklamamak suretiyle Narin Güran’ın öldürülme saikinin kesin bir şekilde belirlenememesine sebebiyet vererek iştirak iradelerini ortaya koydukları, kasten öldürme suçunun işlenmesinde suçun icrasını kolaylaştırma iradeleri yanında suçun işlenmesi sonrasındaki tutumları da göz önüne alındığında Narin Güran’ı boğmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdikleri ve üzerlerine atılı suçu müşterek fail olarak işledikleri anlaşılmakla, yukarıda izah olunan nedenlerle üzerlerine atılı ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçunu işleyen sanıklar Enes Güran ve Yüksel Güran’ın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 37/1 maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu 82/1-d,e, 53/1 ve 63. sevk maddeleri uyarınca, sanıklar Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 37/1 maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu 82/1-e, 53/1 ve 63’üncü sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, alacakları ceza miktarı nazara alındığında hükümle birlikte sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, sanıkların gerçekleştirdikleri eylemin niteliği, olayın oluş biçimi, eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak haklarında TCK 62’nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, mahkememiz nezdinde adli emanete kayıtlı materyallerin dosyada delil olarak saklanmasına, işlemiş oldukları suçun kasti suç olması nedeni ile haklarında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmolunması durumunda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 53’üncü maddesinin 1’inci fıkrası gereğince belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, sanıkların gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 63’üncü maddesi gereğince cezalarından mahsubuna, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 325/1 maddesi gereğince tüm yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa olunur.”

    Mütalaada ayrıca 27 Kasım’da dava dosyasına sunulan ve Van Kriminal Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek ilgili videoların ses iyileştirilmelerinin ve söz konusu konuşmaların Türkçe tercümesi yapılmak üzere rapor talep edilen Erhan Güran‘ın evindeki kamera görüntüleriyle ilgili olarak da “Şahsın ikametindeki kamera görüntülerinde yer alan kişilerin eylemlerinin kasten yaralama, tehdit, suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden suç ve suç unsuru teşkil ettiği değerlendirildiğinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa olunur” ifadeleri kullanıldı.

  • Narin Güran cinayeti: Şüpheliler 66 gündür suskun

    Narin Güran cinayeti: Şüpheliler 66 gündür suskun

    Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta 33 dakikada öldürülüp ortadan kaldırılan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetinde, HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre aynı evde olduğu tespit edilen şüphelilerden anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar 66 gündür suskun.

    Merkez Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran cinayetine ilişkin tutuklu 4 sanık hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı.

    TENSİP ZAPTI HAZIRLANDI

    Tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında “İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianamenin kabul edildiği Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tensip zaptı hazırlandı.

    İddianamede, “Narin Güran’ın 21 Ağustos günü saat 15.11’de kamera açısından çıkarak ikametine giden patikaya yöneldiğinin net tespiti karşısında diğer tüm kayıtlar ve deliller tekrar irdelenerek bu saat sonrasına yoğunlaşıldığında Tavşantepe Mahallesi’nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera açısına aynı gün saat 15.41’de şüpheli bir aracın girdiği ve aracın 15.44 sıralarında Eğertutmaz Deresi’nin yakınında bulunan toprak yolda durduğu belirlendi. Kamera saatine göre 38 dakika 11 saniye sonra Eğertutmaz Deresi civarından ayrıldığı, söz konusu aracın kırmızı renkte olduğu tespit edildi. Kamera kayıtlarının takibinde aracın Nevzat Bahtiyar’ın kullanımında olan araç olduğu açıkça belirlendi” ifadeleri yer almıştı.

    HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre olay anında şüphelilerin aynı evde olduğu tespitine yer verilen iddianamede, şunlar yer almıştı:

    “Dosya kapsamında bulunan HTS analiz raporları, dar alan baz çalışmasına ilişkin bilirkişi raporu dikkate alındığında tüm şüphelilerinin ikamette bulunduğunun net bir biçimde ortaya konulması, zaman ve mekan birliği içerisinde olan şüphelilerin fikir ve eylem birlikteliği içerisinde iştirak iradesiyle hareket ederek öldürme eylemi üzerinde ortak hakimiyet kurarak belirlenemeyen bir sebep ve saikle Narin Güran’ı boğmak suretiyle öldürdükleri ve üzerlerine atılı suçu müşterek fail olarak işledikleri hususunda yeterli şüphenin oluştuğu kanaatine varılmıştır.”

    Tensip zaptında, 4 sanığın tutukluğunun devamı yönündeki gerekçeye ilişkin, “Üzerlerine atılı suç nedeniyle kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, sanıkların tutuklulukta geçirdiği süre, suça ilişkin kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, eylemin CMK’nin 100/3 maddesinde sayılı katalog suçlardan olması nedeniyle tutuklanma nedeninin var sayılması gerektiği ve sanıklar hakkında adli kontrol tedbirinin uygulanmasının yetersiz kalacağı, tutuklanma tedbirinin ölçülü olduğu göz önüne alınarak sanıkların tutukluluk halinin ayrı ayrı devamına karar verilmiştir” ifadeleri yer aldı.

    Tutuklu 4 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanacağı davanın 7 Kasım’daki ilk duruşmasına, baba Arif Güran’ın “müşteki”, aralarında tutuklu şüphelilerin de bulunduğu 21 kişinin ise “tanık” sıfatıyla katılması için “zorla getirme” kararı çıkarıldı.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Diyarbakır Barosu da “müşteki kurum” sıfatıyla duruşmaya davet edildi.

  • Narin Güran cinayetinde ilk kez duyacağınız iddialar!

    Narin Güran cinayetinde ilk kez duyacağınız iddialar!

    Türkiye, Diyarbakır Tavşantepe Köyü’nde katledilen 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti soruşturmasından çıkacak sonucu bekliyor. Soruşturma, yeni gözaltılarla devam ederken; cinayette yeni iddialar ortaya atıldı. İddiaya göre, Narin şahit olduğu anı, o sırada köyde olmayan babasına aktaracağını ifade edince sonun başlangıcı için aile içinde düğmeye basıldı…

    Diyarbakır‘ın Tavşantepe köyünde 21 Ağustos’ta kaybolduktan 19 sonra, 8 Eylül’de cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran soruşturması yeni gözaltılarla devam ediyor.

    Cinayetin neden ve nasıl işlendiğine ilişkin sır perdesi bugüne kadar aralanamazken, gazeteci Tolga Şardan Ankara’nın yanı sıra yerel kaynaklardan yeni bilgilere ulaştı.

    “SONUN BAŞLANGICI İÇİN AİLE İÇİNDE DÜĞMEYE BASILDI…”

    Şardan, cinayet gününe ilişkin yaşananları şöyle özetledi: 

    “İddiaya göre, Narin yaşadığı anı, o sırada köyde olmayan babasına aktaracağını ifade edince sonun başlangıcı için aile içinde düğmeye basıldı… Ağabeyi yanında iki arkadaşı olduğu halde Narin’i boğarak öldürdü. Amca Güran; ahıra geldi, üç genç ve Narin’in cesedi ile aracına binerek köyden ayrıldı…”

    CİNAYETE KATILAN DİĞER İKİ GENÇ NEREDE?

    Gazeteci Tolga Şardan’ın T24’teki ‘Narin’in amcasının aracında ağabeyi Enes de var mıydı, diğer iki genç nerede?’ başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

    Ankara’nın yanı sıra yerel kaynaklardan süreci takip ederken bazı yeni bilgilere ulaştım.

    Bunlardan ilki, Narin’in cesedinin amca Salim Güran’ın aracıyla taşınırken, araçta üç gencin bulunduğu ve üç gençten ikisinin nerede olduklarının bilinmediği…

    İddiaya göre; Narin Güran, 20 Ağustos’ta köyün camisindeki Kuran kursundan her zamankinden önce çıktı. Cami imamının ifadesi bu nedenle alındı. Narin’in camideki son saatleri soruldu.

    Narin, eve geldi ve evde –hemen herkesin ifade ettiği üzere– görmemesi gereken bir tabloyla karşılaştı.

    Küçük kızın gördüğü bu tablonun aktörleri arasında tutuklu amca Salim Güran vardı.

    Narin yaşadığı anı, o sırada köyde olmayan babasına aktaracağını ifade edince sonun başlangıcı için aile içinde düğmeye basıldı.

    Ertesi gün, yine Kuran kursundan eve gelen Narin’e, annesi, köy dışında çalışan ağabeyi Enes’in geldiğini ve ahırda kendisini beklediğini söyledi. Narin, bir zamandır görmediği ağabeyini görmek için ahıra girdi.

    Aynı iddiaya göre, ağabeyi yanında iki arkadaşı olduğu halde Narin’i boğarak öldürdü. Arkasından amcası Salim Güran’la temas kurdu. Amca Güran; ahıra geldi, üç genç ve Narin’in cesedi ile aracına binerek köyden ayrıldı.

    Narin’in cesedi aracın sağ ön koltuğundaydı. Arkada ise ağabey Enes ile iki arkadaşı bir süre yolculuk etti.

    Bu sırada Narin’in burnundan kan geldi. Araçtakiler panikledi. Amca Güran, üç genci kamerasına girdiği benzinliğe gelmeden önce yolda indirdi.

    Amca Salim Güran, 21 Ağustos’ta yaşanan bu olay sonrasında benzinliğe geldi. Yakıt almaksızın sadece çokça ıslak mendil alıp ayrıldı.

    Bundan sonrası henüz bilinmiyor.

    Ancak söz konusu iddia çerçevesinde bilinen tek şey; araçtaki iki gencin sır olduğu!

    Takip ettiğim kadarıyla iddiada sözü edilen iki gençle ilgili bir bilgi ortaya çıkmadı.

    PATATES HAT MI KULLANDILAR?

    Soruşturmada dikkat çeken diğer nokta ise, olayın hemen ardından jandarmayı yanlış yönlendirmek amacıyla yapılan sahte ihbarlar.

    Bu konuda, köyden bazı isimlerin jandarmayı konudan uzaklaştırmak amacıyla asılsız ihbar yaptığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Sahte ihbarların cep telefonlarının SİM kartlarının çıkartılarak yapıldığı ifade edildi.

    Ancak, asılsız ihbarların “patates hat” olarak tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanıldığı “şüpheli” SİM kartlar üzerinden yapıldığı bilgisi de mevcut. Hatta bu iş için 30’a yakın “patates hat” kullanıldığı yerel kaynaklarca ifade edildi.

    Patates hat olarak tanımlanan telefon hatlarının kullanılması başta olmak üzere yaşanan süreçte ortaya çıkan şüphelilerce gerçekleştirilen “suyu bulandırma” işlemleri, aileye bu konuda destek verilip verilmediği sorusunu gündeme getirdi.

    AMCA, KARDEŞİ Mİ ÖLDÜRTTÜ?

    Narin Güran’ın katledilmesi, köyde geçmişte yaşanan kimi olayların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

    Narin’in kız kardeşi Tülin Güran’ın ölümünü şüpheli bulan savcılık Narin’le birlikte ablasının ölümünü yeniden incelemeye aldı.

    Bu süreçte edindiğim bir bilgi daha var.

    Şöyle ki, Güran ailesinden bir kişi, -ulaşan bilgi Salim ve Arif Güran’ın kardeşi- 2011’de pamuk tarlasında silahla vurularak öldürüldü.

    Olayın gerçekleştiği dönemde 15 yaşında olduğu belirtilen bir şüpheli, cinayeti işlediğini savunarak teslim oldu.

    Ülkenin genel sosyolojine bakıldığında böylesi olay ya da olaylardan sonra adliyeye teslim olan zanlıların yaşının küçük olması pek şaşırtıcı değil.

  • Tutuklu amca Salim Güran’ın son ifadesinde dikkat çeken çelişki…

    Tutuklu amca Salim Güran’ın son ifadesinde dikkat çeken çelişki…

    Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cesedine ulaşılan Narin Güran’ın tutuklu muhtar amcası Salim Güran’ın ifadesi, 15 yaşındaki işçisi R.A. ile silinen telefon kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından yeniden alındı. Güran ilk ifadesinin aksine çelişkili ifadeler verdi.

    Diyarbakır‘da 8 yaşındaki Narin Güran‘ın öldürülmesiyle ilgili soruşturma kapsamında tutuklu olan Salim Güran‘ın (46) yeniden ifadesi alındı.

    Dün gece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ve telefon kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından yeniden gözaltına alınan Salim Güran’ın 15 yaşındaki işçisi R.A. ise tutuklandı.

    Soruşturma kapsamında, 2 Eylül’de tutuklanan amca Salim Güran’ın cezaevinden getirildiği Diyarbakır Adliyesi’nde soruşturmayı yürüten 3 savcı tarafından ifadesi alındı. İşlemlerinin tamamlanmasının ardından Güran, cezaevine götürüldü.

    SON İFADEDE DİKKAT ÇEKEN ÇELİŞKİLER

    Soruşturmayı yürüten 3 savcı tarafından ifadesi alınan Salim Güran, savcılıkta, olay günü yaptıklarına ilişkin daha önce jandarma ve savcılıkta verdiği ifadeleri tekrarladı, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.

    “NARİN’İN DNA’SININ ÇIKTIĞINA İLİŞKİN DİYECEĞİM YOK”

    AA’da yer alan habere göre, ifadesinde, aracına farklı çocukların bindiğini savunan Güran, “Sadece Narin’in DNA’sının çıktığına ilişkin herhangi bir diyeceğim yoktur” dedi.

    Soruşturma kapsamında tutuklanan Mehmet Selim Atasoy’un olay günü tarlada kızlarının olmadığını, sadece oğlu ve kendisinin olduğunu belirttiğinin aktarılması ve “olaydan 2 gün önce Salim’in kızlarını köydeki evine götürdüğü” yönündeki beyanlarının sorulması üzerine Güran, şunları kaydetti:

    “Bu beyanı kabul etmiyorum. Olay günü kızları da tarladaydı. Kızlarını ben olay günü eve götürdüm. 20.00 sıralarında bana telefon geldi ve ‘Narin kayıptır.’ dediler. Beni arayan kızım Gizem’di. Köyün içine arabayla gittiğimde bütün köy kapıdaydı. Ben telefonla jandarma komutanını arayıp ‘Kardeşimin kızı kayıptır.’ dedim. Yürüyerek aramaya katıldım. Sabaha kadar arama yaptık.”

    “SÜREKLİ TELEFONUMDA BULUNAN DİJİTAL VERİLERİ SİLİYORUM”

    Güran, “18.59’da okulun önünden geçtiğinin kamera kayıtlarından tespit edildiği”nin belirtilmesi üzerine, o yolu kullandığını aktardı.

    “Mehmet Selim Atasoy telefonla arayıp, ‘Yolda ileri geri giden şüpheli bir araç var’ demesinin üzerine hemen M’yi Hüseyin amcasının evinin önünde bırakıp hızlıca şüpheli aracın olduğu yere doğru gittim. Söz konusu kameranın önünden geçme nedenim de budur” diyen Güran, olay günü, tutuklu Nevzat Bahtiyar ile saat 15.08’de yaptığı görüşmenin içeriğinin içme suyu olduğunu iddia etti.

    Savcılığın, “Sizden ele geçirilen cep telefonuna ilişkin yapılan Dijital Materyal İnceleme Raporu’nda 23 Ağustos gününden önceki tüm normal arama ve WhatsApp arama kayıtlarını sildiğiniz anlaşılmıştır. Neden arama kayıtlarını silme ihtiyacı duydunuz?” sorusu üzerine Güran, “Sürekli telefonumda bulunan dijital verileri siliyorum. Narin’in ölümüne ilişkin herhangi bir delili yok etme amacı taşımıyorum” ifadelerini kullandı.

    “Sizin ailenin birçok üyesinin 21 Ağustos gününe ilişkin telefonunda bulunan arama, mesajlaşma, WhatsApp kayıtlarını sildikleri tespit edilmiştir. Neden böyle bir şey yapma ihtiyacı hissetmişlerdir?” sorusu üzerine Güran, aile üyelerinin neden bu verileri sildiklerini bilmediğini ileri sürdü.

    “NEVZAT’A SESLENMEDİM, GÖRMEDİM, BAZ ANALİZLERİ YANLIŞ”

    Soruşturma kapsamında tutuklanan Nevzat Bahtiyar’ı tanıdığını aktaran Güran, ifadesine şöyle devam etti:

    “Nevzat Bahtiyar’ın aleyhime söylemiş olduğu tüm hususlar yalandır. Kesinlikle olay günü Nevzat’a seslenmedim. Onu 15.00-16.00 saatleri arasında kesinlikle görmedim. Sadece saat 20.00’den sonra köyün içine evime doğru ilerlerken bir kalabalığın içerisinde gördüm. Bu beyanlarını kabul etmiyorum. Yeğenim Narin’i öldürerek cesedini arabama yükledikten sonra kendisine teslim etmedim.”

    “Olay günü Nevzat Bahtiyar’ın sizi aradığında tarlada olduğunuzu ve devamındaki süreçte saat 20.00’ye kadar Nevzat Bahtiyar ile hiç görüşmediğinizi söylemenize karşın alınan HTS analizlerinde olay günü saat 15.21 ile 15.46 saatleri arasında Nevzat Bahtiyar’ın beyanı ile uyumlu birlikte olduğunuz anlaşılmıştır. Bu çelişkiye ilişkin beyanınız nedir?” sorusunu Güran, “Kesinlikle olay günü Nevzat Bahtiyar ile görüşmedim. Baz analizleri yanlıştır. Bu hususu da kabul etmiyorum” şeklinde yanıtladı.

    Olay günü, tutuklu Mehmet Selim Atasoy’un oğlu R.A. ile farklı saatlerde yaptığı telefon görüşmeleri de sorulan Salim Güran, tarla ile ilgili konular konuşmuş olabileceklerini, konuşmaların içeriğini hatırlamadığını söyledi.

    R.A. ile saat 18.37, 18.42, 18.51 ve 18.54’te yaptığı görüşmenin içeriği de sorulan Salim Güran, konuşmaların “şüpheli” olarak değerlendirdikleri beyaz araçla ilgili olduğunu iddia etti.

    “Mehmet Selim Atasoy’un sizi araması üzerine okulun önünden geçerek beyaz renkli arabayı kontrol etmeye gittiğinizi beyan ettiniz. HTS incelemelerinde Mehmet Selim Atasoy’un sizi 18.27’de aradığı, ancak 18.59’da okulun önünden geçtiğiniz kamera görüntüleri ile sabit olduğu, ayrıca R.A. ile 18.37-18.54 arasında yapmış olduğunuz 4 görüşmenin araba ve tarlaya ilişkin olduğunu ve arabayı kontrol ettiğiniz noktada gerçekleştiğini, sonrasında tarlaya ve sondajın olduğu yere gittiğinizi beyan ettiniz. Bu durum okul kamerası önünden 18.59’da geçtiğiniz sabit olduğu hususu ile çelişmektedir” denilerek, söyleyeceklerinin sorulması üzerine Salim Güran, bu hususta söyleyeceği bir şey olmadığını kaydetti.

    “YENGELERİMLE İLİŞKİM OLDUĞU TAMAMEN YALAN”

    Narin’in kaçırıldığını çocuğundan öğrendiğini öne süren Salim Güran, Narin’in annesi Yüksel Güran ile aralarında ilişki olduğu iddiaları hakkında da, “Narin’in kaybolduğunu çocuğum arayıp haber verdi. Köye gelir gelmez okul görevlilerini arayarak okulu açtırdım. Benimle ilgili Narin’in annesi ve Maşallah yengemle ilişkim olduğu tamamen yalandır” dedi.

    “TAMAM HENÜZ BENDE DEĞİL, DAHA ÖLMEMİŞ”

    DW Türkçe’den Alican Uludağ, adli kontrol kararıyla serbest bırakılan ve Salim Güran’ın işçisi olan 15 yaşındaki R.A.’nın savcılık ifadesine ulaşmıştı.

    Salim Güran’ın “O sondaki köşede bir şeyin düşmüş ha, sana ait bir şey sondaki yamaçta” şeklinde mesaj atarak işçisini yönlendirdiği, R.A.’nın ise “Tamam henüz bende değil/tamam daha ölmemiş” diye yanıt verdiği kayıtlar dosyaya girmişti.

    Dosyaya giren mesajlaşmalar Narin kaybolduktan sonra yapılan görüşmeler. Buna göre, ikili arasında şu mesajlaşma yaşandı:

    Salim Güran: O sondaki köşede bir şeyin düşmüş ha, sana ait bir şey sondaki yamaçta, yamacın köşesi taş.

    R.A.: Eee

    Salim Güran: Biri yerde

    R.A: Tamam henüz bende değil, daha ölmemiş.

    MERMİ ÇELİŞKİSİ

    Savcılığa çıkarıldıktan sonra 2 Eylül’deki ilk ifadesinde telefon kayıtlarını neden sildiğine ilişkin soruya, Narin’in babasının ahırında 380 mermi yakalandığı iddiasıyla cevap veren Güran, “Olaydan 10-15 gün önce telefonuma ses kayıt programını indirdim. Konuştuğum şeyleri daha sonra hatırlamak için bu programı indirdim. Ben ses kayıtlarını silmedim ancak olay günü yaptığım arama kayıtlarını sildim. Olay akşamı kardeşim Arif’in ahırında 380 mermi yakalandı, bana bunu haber verdiler. Kayıtları silmekle kötü yapmışım” demişti.

    Güran, 13 Eylül’de yeniden alınan ifadesinde ise bu kez 380 mermiden bahsetmedi, yerine “hayat kadınları” ile görüşmesi olduğunu iddia etti.

    Güran, “Telefon mesajlarını hayat kadınlarıyla yazışmalarım var, o nedenle sildim. Aile üyelerinin neden telefonlarını sildiğini bilmiyorum” diyerek kendini savundu.

  • Timur Soykan :Bir çocuk ve cehennem

    Timur Soykan :Bir çocuk ve cehennem

    Diyarbakır’da katledilen 8 yaşındaki Narin Güran’ın soruşturmasında yeni gelişmeler ve ihmaller gün yüzüne çıkıyor. Aydınlatılmayan onlarca soruya ise her geçen gün bir yenisi ekleniyor, yanıt ise verilmiyor.

    Narin Güran, 8 yaşındaydı. Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’ne bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde annesi, babası ve 5 ağabeyi ile birlikte yaşıyordu. Babası çiftçiydi. Narin’in ağabeyleri okumamıştı o ise okumaya çok meraklıydı. 90 haneli 420 nüfuslu köydekilerin büyük çoğunluğu akraba. Narin’in köyde yaşayan 5 halası, 8 amcası, 5 teyzesi ve 2 dayısı var.

    Tavşantepe, Diyarbakır’ın merkezine ve Diyarbakır Havalimanı’na yakın bir noktada bulunuyor. Hem konumu hem de verimli tarım alanlarıyla değerli bir bölge. Köyün yakınındaki Eğertutmaz Deresi buradaki tarımı besliyor. İmar açısından da değerlenen bir bölge.

    Köye iki farklı yoldan giriş ve çıkış var.

    Tavşantepe’nin sosyolojik yapısı ise muhafazakar olarak tanımlanabilir. Köyde Hizbullah destekçisi, Hüda Par seçmeni bir grup var. Son genel seçimde AKP yüzde 60’ı aşan oy oranına sahip.

    SAAT 13.00 

    Narin 21 Ağustos 2024 Çarşamba günü öğle saatlerinde evindeydi. Yakın zamanda akrabalarının düğünü vardı ve annesine düğünde giymek için beyaz gelinlik aldırmıştı. Bu gelinliği denemişti. Annesinin hazırladığı yemeği yedikten sonra saat 13.00’te Kuran Kursu’na gitmek için çantasını hazırladı. Elif Ba’sı, eşarbı, defteri, kalemi çantasındaydı ve evlerinden çıktı.

    Narin’in kullandığı iki patika yol vardı, biri camiye diğeri ise okula ve okulun yanındaki amcası Salim Güran’ın evine gidiyordu.

    Narin, camiye giden patika yoldan aşağı indi. Cami, evlerinden sadece 200 metre uzaktaydı.

    SAAT 15.05 

    İmamın ifadesine göre; Narin saat 15.05’e kadar kurstaydı ve arkadaşlarıyla birlikte çıktı.

    SAAT 15.15 

    Narin’in son görüntüsü saat 15.15’te öğrencisi olduğu okulun güvenlik kamerasına yansıdı.  Bu görüntüde Narin 4 kuzeniyle yürüyor, sonra onlardan ayrılıp evine çıkan patika yola giriyor. İşte bu andan sonra Narin’den bir haber yok. Kayboluyor. Kamerada göründüğü son noktadan evi sadece 80 metre uzakta. Bu çevrede birisi tutuklanan amcası Salim Güran’a ait 10-15 ev var.

    Narin’in Kuran Kursu’nda taktığı yeşil eşarbın ise evlerinin merdivenlerinde bulunduğu öne sürüldü. Bu doğruysa Narin patikadan çıkıp eve kadar geldi ve ondan sonra kayboldu.

    Anne Yüksel Güran, “Ben uyumuştum, Narin eve geldi mi bilmiyorum. Duymamış olabilirim. Amcasının evinde kuzenleriyle oynadığını düşündüm” diyor.

    DHA’nın haberine göre; Narin’in halası Azize Kaya, “Narin, annesine aç olduğunu, yemek yedikten sonra kursa gideceğini, oradan da Mersin’den tatilden dönen amcasını özlediğini, ziyarete gideceği söyleyince annesi yemek verip gönderdi. Narin’in gidişi oldu, gelişi olmadı” diye konuştu.

    Bu noktada teyide muhtaç iki tanık ifadesi var. Bir kuzeninin saat 17.40’ta amcasının evine geldiğini kuzenleri evde olmadığı için gittiğini anlattığı iddia ediliyor. Köydeki 16 yaşındaki erkek çocuğun ise saat 18.00 civarında Narin’i cami yakınlarında gördüğünü söylediği öne sürülüyor.

    SAAT 17.00 

    Ailenin verdiği ifadelere göre; anne Yüksel Güran, saat 17.00 sıralarında bir oğluna Narin’i amcasının evinden getirmesini söyledi. Ancak Narin amcasının evinde değildi. Yine ailenin ve köylülerin ifadelerine göre; herkes Narin’i aramaya başladı ve bu arama saat 20.00’ye kadar devam etti, sonuç alınamadı.

    SAAT 20.00 

    Narin’in babası Arif Güran, köyün dışındaki Şehit Jandarma Uzman Onbaşı Bilal Dicle Gözetleme Noktası’na giderek Narin’in kayıp olduğunu bildirdi. Yani Narin’in okulun önünde patikaya saptığı andan 3 saat sonra resmi kayıp başvurusu yapıldı.

    Narin’in kaybolması medyada yer aldıktan sonra çok etkili bir arama çalışması başladı. Sadece Diyarbakır değil Ankara’dan özel cihazlarla gelen ekipler günlerce köy ve çevresindeki geniş alanda defalarca arama yaptı. Tüm evler, kuyular, dere yatağı arandı. Bu aramalara köyün muhtarı, Narin amcası Salim Güran da katılıyordu. Çoğu zaman profesyonel arama ekiplerine o yardımcı oluyordu ama çok tedirgin olması dikkat çekmişti.

    4. GÜN 

    Narin’i bulmak için başlayan aramaların dördüncü gününde patikadaki kayalıkların üzerinde kan lekesi tespit edildi. Bu kayalık Narin’in son kez görüldüğü okul önünden sadece 50 metre uzaklıktaydı. Narin’in evine ise 30 metre mesafedeydi. Bu kan lekeleri incelenmek üzere adli tıp kurumuna gönderildi. Ancak valilik, kan izlerinin köyde burnu kanayan bir çocuğa ait olduğunu duyurdu. Bu konuda halen kesinleşmiş bir bilgi yok. Soruşturmanın gizliliği için böyle bir açıklama yapılmış olabilir.

    8. GÜN 

    Narin ağabeyi, 18 yaşındaki E.G.’nin kolunda ısırık izleri tespit edildi. Gözaltına alınan E.G., adli tıp incelemesi için İstanbul’a götürüldü. Ancak inceleme sonucu izlerin Narin’e ait olmadığı yönünde rapor hazırlandı. E.G. ifadesinde kendisinin kolunu ısırarak izler bıraktığını söyledi. Ağabey serbest bırakıldı.

    12. GÜN 

    Narin’in amcası ve köyün muhtarı olan Salim Güran gözaltına alındı. Salim Güran’ın evi, Narin’in okulunun hemen yanındaydı. İddiaya göre; Güran ailesinin lideri olan Salim Güran, belinde silahla gezen, iktidara yakın olmasının nimetlerinden faydalanan güçlü bir isimdi. Onun çocukları Narin ile birlikte büyüyordu. Narin’in kaybolduğu saatlerde köyün içinden otomobiliyle çok hızlı şekilde geçtiği öne sürüldü.

    Salim Güran gözaltına alındığında beyaz Renault marka otomobilinde detaylı inceleme yapıldı. Arabanın ön koltuğunda ve bir battaniyede DNA incelemesi yapıldı. Narin’e ait DNA izleri bulundu. Salim Güran, cep telefonundaki tüm WhatsApp yazışmalarını ve arama kayıtlarını silmişti. Telefon incelemeye alındı. Salim Güran tutuklanarak cezaevine konuldu.

    KÖYDEKİ GİZEMLİ OLAYLAR

    Bu sırada köydeki gizemli olaylar ortaya çıktı. Narin’in engelli olan ablası 7 yıl önce ölmüştü. Merdivenlerden düştüğü söylenmişti ve otopsi yapılmadan toprağa verildiği öne sürüldü.

    2018 yılındaki bir haber de çok düşündürücüydü. Bu haber Hizbullah’a yakın olduğu iddia edilen Rehber isimli TV kanalında yayınlandı. Köyün girişinde polis kontrol noktası kurulmuştu ve 41 yıl köy muhtarı olan Mehmet Sadık Karaçoşan, polislerin kendilerine kötü davrandığını iddia ederek polis noktasının kaldırılmasını istiyordu. Karaçoşan “Bu polisler burada kalırsa cinayet olacak yani. Ben bunu biliyorum. Ya cami… Bırakmıyor biz namaza gidelim” demişti.

    AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, “Bizlerin bazen bilmediği bazen de bilip söylemememiz gereken şeyler var” diyerek aile ile yakın olduklarını anlattı. Bu sözler tepki çekti.

    Köydeki aramalar sırasında çok sık elektrik kesintileri yaşanması da dikkat çekiyordu.

    Narin bir şehirde değil, hepsi birbirine çok yakın evi, okulu, Kuran Kursu, amcasının evi arasındaki daracık alanda kaybolmuştu. Sadece 90 haneli köyde büyük bir gizem vardı.  Sessizlik şüpheleri büyütüyordu.

    19. GÜN 

    8 Eylül 2024 Pazar günü sabahı Narin cesedi bir çuvalın içinde Eğertutmaz Deresi’ndeki bir kuytuda bulundu. Evine sadece 1.5 kilometre uzaktaydı. Üzerine taşlar konulmuş, ağaç ve çalı parçalarıyla üzeri örtülmüştü. Çuvalın içinde Narin’in çantası, Kuran Kursu’na giderken çantasına koyduğu Elif Ba’sı, defteri, kalemi, terlikleri bulundu.

    İLK OTOPSİ RAPORU

    İlk tespitlere göre; sol bacağın diz kapağından itibaren koptuğu belirlendi. Ayrıca cesede ait olduğu değerlendirilen kaval kemiği çuvaldan çıkmıştı. Bacaktaki kopmanın nedeni İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemelerden sonra ortaya çıkacak. 91 adet örnek inceleme için alındı. Cesette çürüme başladığı için kesin ölüm nedeni tespit edilemedi. Kesici-delici alet veya ateşli silah yaralanması, iç kanama bulgusu tespit edilemedi. Ancak boynunda izler olduğu, boğulmuş olabileceği öne sürüldü. Cesetteki çürüme nedeniyle ölüm zamanına ilişkin kesin bulguya ulaşılamadı.

    20. GÜN  

    Narin’in cesedinin bulunmasından birkaç saat sonra 9 Eylül 2024 sabahı jandarma ekipleri, tutuklu amca Salim Güran’ın evinin önünden geçti. Bu eve 80 metre uzakta inşaat halindeki binanın önünde durdular.

    Narin’in cenazesi bulunduktan sonra çevredeki kamera kayıtları incelenmiş ve kırmızı şahin arabanın bölgede 50 dakika beklediği belirlenmişti.

    Kapısını çaldıkları evde Nevzat Bahtiyar oturuyordu. Kapıyı açtığında çok tedirgindi. Narin’in cesedinin bulunduğunu duymuştu, itiraf etmeye karar vermişti. Jandarmalara “Cesedi ben sakladım” dedi. Küçük köydeki büyük karanlık aydınlanmaya başladı.

    Nevzat Bahtiyar Bağlar Jandarma Komutanlığı’na götürüldü ve burada sorgulandı. Onun ifadesine göre; Narin’in kaybolduğu gün şunlar yaşandı.

    Nevzat Bahtiyar, sık sık su kesintilerinden şikayetçiydi ve o gün köy muhtarı Salim Güran’ı arayıp çözüm bulmasını istemişti. Salim Güran arıza için yetkililerle konuşacağını söyledi.

    AİLE İYİ DÜŞÜN

    Nevzat Bahtiyar tam saat vermedi ama öğleden sonra kırmızı Tofaş Şahin marka otomobiliyle evinden çıktığını anlattı. Şöyle devam etti:

    “Benim evim ve muhtar Salim Güran’ın evi arasında yaklaşık 80-100 metre mesafe vardır. Ben evimden 23 AN 630 plakalı aracımla çıktım (Araç Elazığ plakalı). Sonra arkadan Renault 19 marka beyaz renkli ve 47 (Mardin) plakalı bir araçla Salim Güran’ın geldiğini gördüm. Bu yer mezarlıktan Tavşantepe Mahallesi’ne doğru çıkan parke döşeli köyün iç yolunda bana Salim Güran korna ve selektör yaptı. Ben de bana içme suyu ile ilgili bir şeyler söyleyeceğini düşünerek bekledim. Salim Güran aracından inerek benim aracıma doğru geldi. Ben de araçtan indim ve Salim Güran bana eliyle 47 plakalı aracın ön yolcu koltuğunda bulunan battaniye sarılı bir şeyi göstererek “Bunu yok edeceksin” dedi. Gösterdiği şeyin yanına yaklaştım ve bakınca battaniyeye sarılı vaziyette hareketsiz yatan bir insan olduğunu gördüm. Ben insan olduğunu anlayınca şaşırdım ve tereddüt ettim. Bu esnada Salim Güran bana hitaben “Aile iyi düşün, sana 200 bin TL para veririm” dedi.”

    Jandarma Nevzat Bahtiyar’a “Salim Güran size parayı verdi mi?” diye sordu. Nevzat Bahtiyar “Bana para vermedi. Cesedi çuvala koyarken bana mısırı hasat ettikten sonra vereceğini söyledi” diye yanıt verdi.

    BOYUN BÖLGESİNDE KIZARIKLIK

    Nevzat Bahtiyar ifadesine şöyle devam etti:

    “Cesedi gösterdiği esnada etrafımızda kimse yoktu. Bana hitaben “Aracında torba var mı” dedi. Ben de aracımın bagajından rengini hatırlamadığım bir çuval çıkartarak Salim Güran’a verdim. Battaniyeye sarılı çocuğu alıp, çuvalın içerisine birlikte koyduk. Bu esnada çocuğun üzerinde siyah tişört ve şort vardı. Üzerinde asılı küçük bir çanta vardı. Çocuğu torbaya koyduğumuz esnada sağ kulağının arkasında boyun bölgesinde bir kızarıklık vardı…”

    SOĞUKKANLILIKLA

    Nevzat Bahtiyar ve Salim Güran, Narin’i başı aşağı gelecek şekilde çuvalın içine koydu. Çocuğu Nevzat Bahtiyar’ın arabasının arka koltuğu önündeki ayak paspasının olduğu yere koydular. Salim Güran, “Eğertutmaz Deresi’ne doğru götür” diyerek orayı işaret etti. Nevzat Bahtiyar çocuğun cesedi arabadayken Villalar mevkiine doğru gitti. Arabayı derenin kenarında durdurdu. Bir süre çevrede çuvalın ağzını bağlamak için ip aradı. İfadesine şöyle devam etti:

    “İp bulamayınca çocuğun çantasının ipi aklıma geldi ve çantanın ipini sökerek çuvalın ağzını bağladım. Ağacın yanında çok derin olmayan bir yer buldum. Burada biraz su vardı… ‘Çuval birisi tarafından bulunur’ diye düşünerek üzerine bir taş koydum. Taşın büyüklüğü yaklaşık 15-20 kilo civarındaydı. Yanında da birer taş vardı. Üzerine çalı koymadım, çünkü üzeri kapanmıştı. Daha sonra buradan çıkarak aracıma bindim. Stabilize yoldan çıktıktan sonra baldızım Zeynep’in evine gittim. Bu esnada baldızım Zeynep ve üç tane kızı patlıcan doğruyordu. Oturdum bir çay içtim, 15-20 dakika sonra baldızımdan peynir aldım ve Tavşantepe Köyü’nde bulunan evime doğru gittim… Çarıklı Mahallesi’nde inşaat halindeki evin kapısında anahtarı unuttuğumu fark edince buraya gittim. “Gelmişken fayans işleri de vardı onları da halledeyim” dedim. Oğlum yanıma geldi onunla birlikte Tavşantepe’de mahallesi yolundan evimize gittik. Eve geldiğimizde saat yaklaşık 19.00 sıralarıydı. Köyde insan hareketliliği vardı. Kendi annem ve eşim de Narin Güran’ı arıyorlarmış bana söylediler. Ben hiçbir şey söylemedim. Evin içerisine girdiğimde namaz kıldım ve sonra yemek yemeden Narin Güran’ı arama faaliyetine katıldım. Jandarmalar da köye 21.00-22.00 sıralarında geldi. Köyde arama faaliyeti yaptık. Aramaya 22.30 kadar devam ettim ve sonra eve gelip 23.30 sıralarında uyudum. Saat 05.00 sıralarında kalktım. Sabah eşimle görüştüğümde Narin Güran’ı 03.00’e kadar aradıklarını öğrendim. Saat 07.00-08.00 sıralarında muhtar Salim Güran jandarma ekipleriyle birlikte hiçbir şey olmamış gibi arama yapıyordu. Hatta kanalın çevresinde arama yaptığımız esnada Salim Güran’ın kanalın içine girerek arama yaptığını gördüm. Salim Güran jandarma ile birlikte her gün yapmacıktan göstermelik olarak arama yapıyordu. Jandarma ekiplerine teslim olmak aklıma gelmedi, çünkü ben öldürmedim. Ama jandarmanın beni yakalayacağını biliyordum…”

    ARKA KOLTUKTAKİ KARANLIK

    Bu aramalar sırasında jandarmalarla birlikte Salim Güran, Nevzat Bahtiyar’ın evine gelmişti. Avluda arama yaparken iki suç ortağı sessizce birbirlerine bakıyordu.

    Jandarma, Nevzat Bahtiyar’a Salim Güran’ın Narin’in cesedini getirdiği otomobilde başka kimsenin olup olmadığını sordu. Dikkat çekici bir yanıt verdi:

    “Salim Güran arabadan cesedi kendisi indirdi, arka camlar siyah olduğu için dikkat etmedim ama ben kimseyi görmedim.”

    Jandarma, soğukkanlılıkla cesedi dere yatağına koyduğunu anlatan Nevzat Bahtiyar’a “Salim Güran battaniyeye sarılı şekilde size cesedi verdiği zaman cesedin Narin Güran’a ait olduğunu biliyor muydunuz” diye sordu.  Şöyle yanıt verdi:

    “Beraber çuvala koyduğumuz esnada Narin Güran’ın olup olmadığını anlamadım. Fakat dere yatağına geldiğim zaman çuvalı bağladığım esnada cesedin Arif’in kızı Narin Güran’ın olduğunu anladım.”

    Jandarmanın “Narin Güran’ı öldürülmesi ve dere yatağına konulması olayını Salim Güran ve senden başka bilen var mı” diye sordu. Nevzat Bahtiyar “İkimizden başka kimsenin bildiğini düşünmüyorum. Fakat Salim’in arabasının arka kısmında biri var ise bir de o görmüştür. Fakat ben arabanın arka koltuğunda birisinin olup olmadığını bilmiyorum” diye cevapladı.

    Arama sırasında köyde elektriklerin sürekli kesilmesi jandarmanın dikkatini çekmişti. Nevzat Bahtiyar’a “Elektrikleri Salim Güran mı kesiyordu” diye soruldu. “Kesip kesmediğini bilmiyorum. Sadece bizim köyün değil yan köylerinde elektriği kesilirdi. Ancak bu kadar sık elektrik kesintisi köyümüzde daha önce yaşanmadı” diye yanıt verdi.

    GÖNÜL İLİŞKİSİ ŞÜPHESİ

    Jandarmanın ifadedeki soruları Salim Güran’ın gönül ilişkisi üzerinde durulduğunu gösteriyor. Hatta Narin’in Salim Güran’ın çocuğu olduğu iddiası incelendi. DNA eşleşmesi olmadığı öğrenildi. Nevzat Bahtiyar’a bu konuda tanıklığı olup olmadığı soruldu. Dikkat çekici bir soru ise şöyleydi:

    “Cesedi aldığınızda Narin Güran’ın annesi Yüksel veya abisi E. yanınızda mıydı? Daha sonraki arama faaliyetlerinde ya da köy içindeki günlük faaliyetlerinizde Yüksel, E. ve Salim Güran’ı yan yana özel konuşmalar yaparken gördünüz mü?”

    Nevzat Bahtiyar şöyle yanıtladı:

    “Yüksel ve E. yoktu. Sorduğunuz şekilde bir konuşmalarına şahit olmadım.”

    ‘SALİM GÜRAN GÜÇLÜDÜR’

    Nevzat Bahtiyar, Narin’in kaybolduğu 21 Ağustos 2024 gününe ait görüşme kayıtlarını silmişti. Bunu neden yaptığı sorulunca “Neden sildiğimi hatırlamıyorum” dedi.

    Salim Güran’ın neden cesedi kendisine verdiğine yönelik soruya ise Nevzat Bahtiyar şöyle cevap verdi:

    “Salim Güran güçlüdür. Adamları var. Ben onunla bir sorun yaşar isem beni suçlu görürler. Götürdüğüm yerde kamera görüyor muydu ben bilmiyorum. Salim biliyor muydu bilmiyorum.”

    İfadenin devamında Jandarma “Salim Güran, Narin’i öldürmüş müdür, öldürdü ise neden öldürmüştür” diye sordu.

    TİKTOK’TA TEHDİT ETTİ

    Nevzat Bahtiyar’ın yanıtı dikkat çekiciydi:

    “Kendi öldürmemiş olsa idi böyle bir cesedi bana getirip ‘Ortadan kaldır’ demezdi. Neden öldürmüş olabileceğini bilmiyorum. TikTok’da ise Arif Güran’a “Sana öyle bir acı yaşatacağım ki asla unutamayacaksın” demiş. Ben buradan öğrendim. Köyde bu şekilde konuşuluyordu. Hatta Çarıklı’da da böyle konuşuluyordu.”

    Ancak bunları köydeki kimse daha önce güvenlik güçlerine söylememişti. Bunu neden sakladılar? Bilmiyoruz. Ama ilk kez bir düşmanlığın ipucu yakalandı.

    Bu ifadeden sonra Narin’in annesi, babası, ağabeyleri ve diğer akrabalarının da arasında olduğu 22 kişi gözaltına alındı. İddiaya göre; Narin’in annesi Yüksel Güran ve ağabeyleri telefonlarındaki WhatsApp mesajlarını ve arama kayıtlarının bir kısmını silmişlerdi. Bu telefon temizliği şüpheleri büyüttü.  Baba Arif Güran ise telefonundaki arama kaydı ve mesajları silmemişti.

    NARİN’İN EŞARBI AYDINLATABİLİR

    Narin’in Kuran Kursu’nda taktığı yeşil eşarbının evlerindeki merdivenlerde bulunması da önemli bir ipucu. İddiaya göre; bu eşarp anneye soruldu ve Yüksel Güran “Narin olup olmadığını hatırlamıyorum” dedi. Kuran Kursu’ndaki imam ise o gün Narin’in başındaki eşarp olduğunu söyledi. Bu doğruysa Narin, saat 15.15’teki son görüntüden sonra evine gelmişti.

    Anne Yüksel Güran katıldığı bir televizyon programında ise Narin’in kaybolduğu gece oğlu E.G. ve iki arkadaşının evin bahçesinde tütün içip bir köpeğe eziyet ettiğine dair bilgiler verdi. “Bizden şüphelenirler diye bunları daha önce söylemedim” dedi.

    Ayrıca Salim Güran’ın köydeki gençleri davetiye dağıtmaya gönderdiği, bu nedenle Narin kaybolduğu sırada köyde çok az kişinin bulunduğu öne sürüldü. Ayrıca Narin’in kaybolduğu gün bir akaryakıt istasyonuna giden Salim Güran’ın çok sayıda mendil aldığı ve aracın ön koltuğundaki battaniyenin bir görevlinin dikkatini çektiğini biliyoruz.

    Salim Güran, ifadesinde suçlamaları kabul etmedi.

    Jandarma ona “Narin Güran’ın babası olma olasılığınız var mı” diye sordu. Salim Güran “Yoktur. Yok öyle bir şey” dedi.

    “Narin Güran’a kim neden zarar verdi” diye sorulduğunda ise “Ne bileyim ben, kim zarar vermiş” diye yanıt verdi.

    “Narin Güran’ı siz mi öldürdünüz” sorusunu ise “Yok öyle bir şey. Ben öldürmedim” diye yanıtladı. Salim Güran “Narin’in amcalarının tamamında araç mevcut olup sadece sizin aracınızda DNA çıkmasını izah ediniz” sorusuna ise yanıt veremedi. Ayrıca Tiktok’tan Narin’in babası Arif Güran’ı tehdit ettiği iddialarını yalanladı. Tolga Şardan ise bölgedeki kanaat önderleri ve Hüda-Par avukatlarının Salim Güran’ı cezaevinde ziyaret etmesinden sonra cesedin bulunduğuna dikkat çekti.

    GERİYE KALAN SORULAR

    Narin Cinayeti’nin aydınlatılması için önemli mesafe alındı. Ancak halen yanıtsız sorular var.

    • Narin Güran neden öldürüldü?

    • 21 Ağustos 2024 günü saat 15.15’ten sonra köydeki dar alanda neler yaşandı? Narin evine gitti mi? Narin’in bu saatten sonra köyde görüldüğü iddiaları doğru mu?

    • Köydeki sessizliğin nedeni ne? Amca Salim Güran’ın Narin’in babası Arif Güran’ı Tiktok’tan tehdit ettiği neden daha önce söylenmedi? Bu husumetin nedeni neydi?

    • Salim Güran gerçekten Narin’in katili mi? Cesedi ona da başka kişi ya da kişiler teslim etmiş olabilir mi?

    • Nevzat Bahtiyar, Salim Güran’ın cesedi getirdiği otomobilin arka koltuğunu görmediğini anlatıyor. Orada kişi ya da kişilerin olabileceği ihtimalini söylüyor. Arka koltukta birileri var mıydı?

    • Nevzat Bahtiyar, Salim Güran’ın kendisine cesedi verirken “Aile iyi düşün, sana 200 bin TL para veririm” dediğini aktarıyor. Burada “Aile” vurgusunun anlamı ne?

    • Jandarma’nın, Salim Güran, Narin’in annesi Yüksel Güran ve Narin’in ağabeyi E.’nin bağlantıları üzerinde durduğu anlaşılıyor. Bu konuda şüphe doğuran tespitler mi var?

    • Narin’in annesi ve ağabeyleri ile Salim Güran’ın WhatsApp mesajları ve arama kayıtlarını sildiği iddiaları doğru mu? Doğruysa neden?

    • Nevzat Bahtiyar, Narin’in kaybolduğu gün yaptığı telefon arama kayıtlarını neden sildi?

    • Narin kaybolduğu yolda, evinin yakınındaki kayaların üzerinde bulunan kan izleri kime ait? Narin’e ait olabilir mi?

    • Narin’in engelli ablası, 7 yıl önce nasıl öldü?

    Timur Soykan’ın yazısı

  • İddialar ortaya çıkıyor: Narin neden öldürüldü?

    İddialar ortaya çıkıyor: Narin neden öldürüldü?

    Narin’in cansız bedeninin bulunmasının ardından neden ve nasıl öldürüldüğü yönündeki araştırmalar yoğunlaşıyor. Narin’in görmemesi gereken bir şeye tanık olduğu için öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

    Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın nasıl ve neden öldürüldüğüne dair soru işaretleri gündemdeki yerini koruyor. Soruşturmayı yürüten yetkililer ve bölgedeki isimlerden alınan bilgilere göre Narin’in aile içinde ‘görmemesi gereken’ bir sürece tanıklık ettiği için öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

    “UYGUNSUZ BİR SÜRECE TANIKLIK ETMİŞ OLABİLİR”

    T24 yazarı Tolga Şardan, bugünkü yazısında, “Köyde aileye yakın kanaat önderlerinden birisiyle dolaylı biçimde irtibat kurduğumda Narin’in kaybolmasıyla ilgili ana hatlarıyla bilgi sahibi oldum” dedi.

    Şardan, kaynağından elde ettiği bilgileri şöyle aktardı:

    Bu çerçevede; önce, Narin’in ağabeyinin, ardından da amcasının gözaltına alınması aslında bilinçli yapılan soruşturma hamleleriydi.

    Okula gitmesi gerekirken, mezara konulan Narincik’in aile içinde olmaması gereken “uygunsuz” bir sürece tanıklık ettiği, kanaat önderinden edindiğim bilgilerden. Bu bilgiyi, bu satırların yazarı olarak bir hafta kadar önce öğrendiysem, bunu savcılık ve kamu görevlilerinin bilmemesi mümkün değil.

    Bu süreçte muhafazakâr aile yapısı içinde nasıl bir planlama veya pazarlık yapıldığı konusu da diğer bir soru işareti, doğal olarak.

    Bir iddiaya göre; ailenin ileri gelenleri, Narin’in cesedi bulunmadan kısa süre önce cezaevinde tutuklu amca Salim Güran’ı ziyaret edip görüştü. Aynı iddiaya göre, görüşmede Hüda – Par’lı avukatlar da hazır bulundu.

    Hâl böyle olunca, görüşmeden kısa süre sonra, Narin’in çuvala konulan cesedinin Jandarma’nın daha önce arama yaptığı ancak herhangi bir ipucu elde edilemediği belirtilen bölgede bulunması dikkat çekiciydi kuşkusuz.

    “EVDE BİR SAHNE GÖRMÜŞ OLABİLİR”

    Benzer bir iddia da Hürriyet Ankara Temsilcisi Hande Fırat tarafından dile getirildi. Fırat, Ankara’da çok sayıda üst düzey yetkiliyle yaptığı görüşmelerin sonucunda, “Narin’in evde bir sahne gördüğü ve o nedenle de öldürülmüş olabileceği iddiası üzerinde durulduğunu” söyledi. Amca Salim Güran’ın Narin’in annesiyle bir ilişki yaşadığı iddiasının da araştırıldığını belirten Hande Fırat, tutuklu olan amcanın, Narin’in ağabeylerinden birine, “Narin’i öldür yoksa ikinizi de öldürürüm” dediğinin de iddialar arasında olduğunu kaydetti.