İstanbul Büyükşehir Belediyesi dosyası kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan voleybolcu Derya Çayırgan, hakkında çıkan iddialara sosyal medya hesabından yanıt vererek, “Bu kadar ağır nitelikteki iftiralar karşısında sessiz kalmam mümkün değildir. Bu iddiaları ortaya atanlar ve yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve manevi tazminat davası açılmıştır. Çünkü bu durum yalnızca şahsımı hedef alan bir saldırı değil; aynı zamanda bir kadının emeğine, itibarına ve yaşamına yöneltilmiş açık bir haksızlıktır” ifadesini kullandı.
Voleybolcu Derya Çayırgan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“Son günlerde şahsımla ilgili olarak sosyal medya platformlarında ve bazı mecralarda, gerçek dışı, mesnetsiz ve tamamen hayal ürünü iddialar dolaşıma sokulmaktadır.
Söz konusu iddiaların tamamı ahlak dışı, haysiyet kırıcı ve kişilik haklarımı açıkça hedef alan niteliktedir. Bu nedenle hem şahsım hem de ailem bu süreçten derin şekilde etkilenmiştir. Bununla birlikte, yıllardır emek vererek inşa ettiğim hayatım ve mesleki kariyerim hakkında kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılması nedeniyle, yazılı bir açıklama yapma gereği doğmuştur.
Bu noktada, ‘neden bugüne kadar açıklama yapmadınız?’ sorusu yöneltilebilir. Bu hususu da açıkça ifade etmek isterim: Kamuoyuna servis edilen bu senaryolarda benim dışımda da pek çok isme yer verilmekte, bu iddialar çeşitli kişi ve çevrelerle ilişkilendirilerek yayılmaktadır. Bu nedenle bir süre, adı geçen diğer kişilerin açıklama yapmasını bekledim. Ancak herhangi bir açıklama yapılmaması ve bu sessizliğin, beni sevenlerin ve kamuoyunun zihninde gerçeğe aykırı bir kanaat oluşturma ihtimali sebebiyle, kişisel onurum ve itibarım adına açıklama yapmak zorunlu hâle gelmiştir.
“HERHANGİ BİR PARA ALMADIM”
Öncelikle ve özellikle belirtmek isterim ki; Ben kimseden, hiçbir siyasetçiden ve özellikle Ekrem İmamoğlu’ndan 50 bin Euro veya herhangi bir para almadım. Bu yöndeki iddialar tamamen asılsızdır.
Ben uzun yıllardır profesyonel sporculuk yapan biriyim. Kulüp gelirlerim ve primlerim yanında, sponsorluk ve reklam iş birliklerim de olmuştur. Bu çerçevede hesabımda belirli tutarlarda para giriş-çıkışı olması, mesleğimin ve gelir düzenimin doğal bir sonucudur. Bu nedenle iddia edildiği şekilde herhangi bir kişiden veya siyasetçiden para aldığım doğru olmadığı gibi, buna ihtiyaç duymamı gerektirecek bir durum da bulunmamaktadır.
Ayrıca, benim Ekrem İmamoğlu ile ‘özel bir ilişkim olduğu’ veya ‘sevgilisi olduğum’ yönündeki iddiaların da tamamı iftiradır. Böyle bir durum kesinlikle söz konusu olmamıştır.
Yaklaşık 20 yılı aşkın profesyonel spor yaşamım boyunca farklı kulüplerde forma giydim ve önemli sportif başarılar elde ettim. Galatasaray’da Avrupa ikinciliği ve Şampiyonlar Ligi’nde dördüncülük; Fenerbahçe’de Türkiye ikinciliği ve Avrupa şampiyonluğu; Çanakkale’de ligi 6. sırada tamamlayarak Avrupa kupalarına katılma hakkı elde edilmesi ve Adana’da takımın Sultanlar Ligi’ne çıkarılması bu başarıların yalnızca bir kısmıdır. Üniversite dönemimde de Avrupa şampiyonlukları yaşadım ve bu başarılar kapsamında ödüllendirildim.
“KAZANDIĞIM GELİRLERLE HAYATIMI KURDUM”
Bu süreçte kazandığım gelirlerle hayatımı kurdum. Gelirlerim kimi zaman banka üzerinden, kimi zaman sporun çalışma koşulları gereği elden gerçekleşen ödeme ve primler şeklinde olmuştur.
Gerek benim banka hesap hareketlerim gerekse benim gibi profesyonel sporcuların emsal gelir düzeyleri incelendiğinde, olağan bir kazanç ve birikim düzenine sahip olduğum açıkça görülecektir.
Ben hiçbir zaman ‘lüks bir hayat’ peşinde olmadım; aksine yıllarca biriktirdim ve yatırım yaptım. Altın, döviz, vadeli hesap gibi yöntemlerle tasarruf ederek birikim oluşturdum.
Ayrıca İstanbul dışında forma giydiğim tüm kulüpler konaklama imkânı sağlamış; ev, faturalar ve temel giderlerim kulüpler tarafından karşılanmıştır. Bu nedenle kişisel harcamalarım sınırlı kalmış, kazandığım gelirleri biriktirme ve yatırıma yönlendirme imkânım olmuştur.
Örnek vermek gerekirse; ilk aracımı 2012 yılında aldım. 2016 yılında Çanakkale’den ayrılırken bir arsa yatırımı yaptım. Yine 2016 yılında Halkbank’ta oynadığım dönemde bahse konu aracı satın aldım. 2019 yılında Fikirtepe’deki evimi, Halkbank’tan kredi kullanmak suretiyle ve kendi birikimlerimle edindim. 2023 yılında aldığım konutu da tamamen birikimlerimle aldım. 2025 yılında aracımın bir üst modelini satın aldım; mevcut aracımı daha önce aldığım yere satarak üzerine ekleme yaptım ve bu şekilde yenisini aldım. 2025 yılı Ekim ayında ise çalışmadığım bir dönemde oluşan nakit ihtiyacı nedeniyle arsamı sattım.
“HAYATIM BOYUNCA DÜRÜST ŞEKİLDE AYAKTA DURDUM”
Bahçelievler’deki evimiz kentsel dönüşüm süreci nedeniyle yıkılmamıştır. 2023 yılı Nisan ayında akşam saatlerinde yan binamızın kolonlarında meydana gelen ağır hasar nedeniyle bina ve çevresindeki yapılar mühürlenmiştir. Söz konusu bina eşyalar içerideyken yıkılmış; bu süreçte bizim binamız da zarar görmüştür. Bu süreçte yalnızca bize değil, aynı durumdan etkilenen birçok kişiye de destek sağlanmıştır. Ayrıca bu olayın yaşandığı dönemde, maç programım nedeniyle İstanbul’da bulunmadığımı da belirtmek isterim.
Savcılık ifadem sırasında mevcut gelir durumum da sorulmuş; bugün itibarıyla aylık gelirimin yaklaşık 40 bin TL seviyesinde olduğunu ifade etmiş bulunmaktayım. Bu gelir, şu an itibarıyla tek düzenli kazancım olan kira geliridir. Buna karşılık profesyonel spor kariyerime devam ediyor olsaydım, piyasa koşulları çerçevesinde aylık gelirimin 1 milyon TL’ye yakın seviyelerde olması beklenirdi.
Özetle; ben hayatım boyunca kendi emeğimle, kendi alın terimle ve dürüst şekilde ayakta durdum.
“ÖZEL JET İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMAMAKTADIR”
Şunu da özellikle belirtmek isterim: İsmimi ilişkilendirdikleri çevreleri ve iddia ettikleri kişileri tanımıyorum. Ayrıca hakkımda ortaya atılan ‘özel jet’ iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır. Ben hiçbir jete binmedim; bahsedilen uçuşlarda da yer almadım. Bu husus, resmi havacılık kayıtlarıyla açıkça ortaya çıkacaktır.
Bu kadar ağır nitelikteki iftiralar karşısında sessiz kalmam mümkün değildir. Bu iddiaları ortaya atanlar ve yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve manevi tazminat davası açılmıştır. Çünkü bu durum yalnızca şahsımı hedef alan bir saldırı değil; aynı zamanda bir kadının emeğine, itibarına ve yaşamına yöneltilmiş açık bir haksızlıktır.
Özellikle belirtmek isterim ki; bu süreci başlatmamın amacı, herkesçe bilinen gerçeklerin hukuk zemininde görünür hâle gelmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesidir. Devletimize ve yargı makamlarına saygım sonsuzdur. Sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına olan inancım tamdır. Beni yıllardır tanıyan herkes bilir: Ben çalışarak, mücadele ederek bugünlere geldim ve aynı şekilde güçlü durmaya devam edeceğim.”