Taliban, kadınları kamusal yaşamdan tamamen silmeye çalışıyor

Dünya - 8 Mart 2026 08:39

Afganistan’da Taliban yönetiminin, kız çocuklarının eğitimini yasaklaması, kadınların çalışma hayatından ve kamusal alandan sistematik biçimde dışlanması uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekmeye devam ediyor.

Kadın hakları savunucuları ise bu politikaların yalnızca eğitim ya da toplumsal yaşamla sınırlı olmadığını, kadınları toplumdan silmeye yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu vurguluyor. Afgan kadınlarının maruz bırakıldığı baskıyı, buna rağmen sürdürülen direnişi ve uluslararası toplumun sorumluluğunu Afgan kadın hakları savunucusu ve Afganistan Voice Radyosu kurucusu Wazhma Tokhi ile konuştuk.

Kadınların eğitim almasının yasaklanması kadınları toplumdan izole etme hamlesi mi? 

Evet, Taliban’ın kız çocuklarının eğitimini yasaklaması yalnızca bir eğitim meselesi değil. Kadınları toplumdan izole etmeye ve kamusal yaşamdan silmeye yönelik bilinçli bir strateji. Eğitim, kadınlara bilgi, özgüven ve ekonomik ile siyasi alanlara katılma imkânı verir. Bunu yasaklayarak Taliban, kadınları gelecekten koparıp onları bağımlılığa ve sessizliğe zorluyor. Bu sistematik dışlama anlamına geliyor.

Kadınların sosyal ve siyasi yaşamdan izole edilmesi Taliban gibi otoriter rejimlerin varlığını sürdürmesi için bir gereklilik mi? 

Evet. Otoriter rejimler, toplumun yarısını kontrol ederek ve iktidarlarını sorgulayabilecek her sesi bastırarak ayakta kalır. Afgan kadınlar direnç, ilerleme ve direnişi temsil ediyor. Taliban, eğitimli kadınların ideolojileri için bir tehdit olduğunu biliyor. Bu nedenle yalnızca okulları yasaklamıyor. Kadınların hareketini, çalışmasını, sesini ve görünürlüğünü de yasaklıyor. Bu yönetmek değil, korku yoluyla kontrol kurmaktır.

Taliban’ın bu gerici uygulamalarına toplumsal rıza var mı? Yoksa bu adımlar baskı ve zor yoluyla mı atılıyor? 

Gerçek bir toplumsal rıza yok. Afgan toplumu çok çeşitli bir toplum ve birçok aile kız çocuklarının eğitim almasını güçlü bir şekilde destekliyor. Gördüğümüz şey zor, yıldırma ve şiddet. İnsanlar, konuşmanın hapis, işkence, kaybolma ya da ölümle sonuçlanabileceğini bildiği için sessiz kalmak zorunda kalıyor. Korku yasa haline geldiğinde, sessizlik bir rıza olarak yorumlanamaz.

Afganistan’daki kadınlar tüm baskılara rağmen direnmeye devam ediyor mu? 

Afgan kadınlar her gün direnmeye devam ediyor. Bazıları açıkça protesto ediyor, bazıları ise yeraltı eğitimi, gizli ağlar ve topluluk örgütlenmeleri yoluyla sessizce direniyor. Evlerin içinde bile kadınlar öğretmenin, ihlalleri belgelemenin, birbirlerini desteklemenin ve kız çocuklarının geleceğini korumanın yollarını buluyor. Afganistan’da direniş her zaman yüksek sesli değil, bazen sadece umudu teslim etmeyi reddetmek de direniş oluyor.

Uluslararası toplum Taliban’ın kadınlara yönelik baskısına yeterli yanıt veriyor mu? 

Uluslararası yanıt hiç yeterli değil. Dünya, açıklamalar ve kınamalar yayımladı, ancak Afgan kadınlarının gerçek eyleme ihtiyacı var. Taliban, kadın haklarını ihlal edebileceğini ve bunun sonuçsuz kalacağını öğrendi. Uluslararası toplum bunu olduğu gibi ele almalı. Yaşanan bir cinsiyet ayrımcılığı…Kadınlar kadın oldukları için toplumdan izole ediliyor. Hesap verebilirlik, yaptırımlar, diplomatik baskı ve Afgan kadınların öncülük ettiği girişimlere sürdürülebilir destek olmadan Taliban baskıyı normalleştirmeye devam edecektir.

Taliban yalnızca eğitimi yasaklamıyor; Afgan kadınlarının tüm bir neslini silmeye çalışıyor. Ancak Afgan kadınları hâlâ direniyor ve dünya, onların yanında mı duracağına yoksa haklarının sessizlik içinde yok oluşunu izleyeceğine karar vermeli.

8 Mart mesajınız nedir? 

Afganistan’da kadın olmak adeta suç haline getirildi. Dünya kadınların elde ettiği kazanımları kutlarken Afgan kadınlar yalnızca var olabilmek için mücadele ediyor.

Kız çocuklarının eğitimi yasaklandı. Kadınlar kamusal hayattan dışlanıyor. Sesleri, emekleri ve özgürlükleri sistematik biçimde silinmeye çalışılıyor. Bu ne kültürdür ne de gelenek. Bu, cinsiyet ayrımcılığıdır.

Kadınlar Günü küresel bir sorumluluk anı olmalıdır. Dünya, milyonlarca Afgan kadının maruz kaldığı baskı karşısında sessiz kalırken kadın haklarını savunduğunu iddia edemez. Afgan kadınlar umutlarından vazgeçmedi. Dünya da onları terk etmemeli.

Kaynak:Birgun.net

BENZER HABERLER