AKP’nin TBMM Başkanlığı’na sunduğu 28 maddelik “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile uzun süredir beklenen öğrenci affı yaşama geçiriliyor. Teklif; vakıf üniversitelerine yeni yaptırımlar, Cumhurbaşkanına yurt dışında üniversite kurma yetkisi, akademik sahteciliğe ağır cezalar, Teknoloji Transfer Ofisleri’nin güçlendirilmesi ve sağlık alanındaki döner sermaye düzenlemeleriyle yükseköğretim sisteminde geniş kapsamlı değişiklikler öngörüyor.
TBMM Başkanlığı’na sunulan 28 maddelik kanun teklifi, yükseköğretim sisteminde birçok alanda değişiklik içeriyor. Teklifin en dikkat çeken düzenlemesi, aylardır öğrencilerin gündeminde olan öğrenci affı oldu. Düzenlemeyle daha önce aftan yararlanmamış, kendi isteğiyle kaydını sildiren veya ilişiği kesilen öğrencilerin 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden üniversiteye dönmesinin önü açılıyor. Terör, kasten öldürme, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ticareti, intihal ve terör örgütleriyle iltisak nedeniyle ilişiği kesilenler ise kapsam dışında bırakılıyor. Teklif, yalnızca öğrenci affını değil; akademisyenlerin özlük haklarından vakıf üniversitelerine, akademik etik kurallarından yurt dışındaki üniversite faaliyetlerine kadar birçok başlıkta değişiklik öngörüyor.
ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDE YENİ DÜZENLEMELER
İlk maddelerle birlikte üniversiteler ile Sağlık Bakanlığı hastanelerinde uzmanlık eğitimi alan yabancı uyruklu hekimlerin döner sermaye ödemeleri netleştiriliyor. Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin birlikte kullandığı hastanelerde elde edilen gelirin yüzde 2,5’inin bilimsel araştırma ve AR-GE projelerine aktarılması hükme bağlanıyor. Teklifte ayrıca YÖK Denetleme Kurulu üyelerinin özlük hakları güvence altına alınırken, yaş haddini doldurduktan sonra sözleşmeli olarak görev yapan öğretim üyelerinin ek ders, akademik teşvik ve geliştirme ödeneği gibi mali haklarının korunması öngörülüyor. YÖK’ün yaptığı uluslararası anlaşmalar kapsamında öğretim üyelerinin beş yıla kadar yurt dışında aylıklı görevlendirilmesinin de önü açılıyor. Azami öğrenim süresini dolduran ancak staj, uygulamalı eğitim veya intörnlük eğitimini tamamlayamayan öğrencilere de eğitimlerini tamamlama hakkı tanınıyor.
AKADEMİK SAHTECİLİĞE HAPİS CEZASI
Teklifte akademik etik ihlallerine yönelik cezalar da ağırlaştırılıyor. Başkası adına tez, makale veya akademik çalışma hazırlayan ya da buna aracılık eden akademisyenler meslekten çıkarılabilecek. Akademik unvan veya diploma elde etmek amacıyla sahte akademik çalışma yaptıranlara ise adli para cezası ve hapis yaptırımları öngörülüyor. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda üniversitelerde disiplin soruşturmalarında savunma hakkı yeniden düzenlenirken, tıpta yan dal uzmanı öğretim üyelerinin ek ödeme oranları artırılıyor ve ortak araştırma merkezlerinde görev yapan akademisyenlerin döner sermaye hakları güvence altına alınıyor.
AKADEMİYE ARŞİV ARAŞTIRMASI
Teklifteki tartışmalı maddelerden biri de “7315 Sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’na” yönelik düzenleme oldu. Teklifte “Kamu güvenliğinin ve idari istikrarın korunması amacıyla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi olacak sınırlı sayıdaki kamu görevlisi grubuna” yükseköğretim kurumlarında görev yapacak öğretim elemanları da eklendi. Öğretim elemanlarının ancak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırılması aşamasından sonra üniversite kadrolarına atanabilmesi yasal şart haline getirildi.
VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE YENİ YAPTIRIMLAR
Teklifte tartışma yaratması beklenen düzenlemelerin başında vakıf üniversitelerine getirilen yeni yaptırım sistemi geliyor. Buna göre mevzuata aykırı hareket eden vakıf üniversiteleri hakkında uyarıdan kontenjan kısıtlamasına, yeni bölüm açılmasının durdurulmasından faaliyet izninin kaldırılmasına kadar geniş yetkiler tanımlanıyor. Mali yapısı bozulan veya usulsüz kaynak aktarımı yaptığı belirlenen üniversitelerin garantör üniversiteye devredilmesine ilişkin hükümler de düzenleniyor. Muhalefetin bu maddede YÖK’e ve idareye verilen geniş yetkileri eleştirmesi bekleniyor. Bir diğer dikkat çeken düzenleme ise Cumhurbaşkanı kararıyla devlet üniversitelerinin yurt dışında kampüs, fakülte, akademik birim ve eğitim programı açabilmesine imkan tanınması. Muhalefetin bu yetkinin tek imzayla kullanılabilecek olmasını gündeme taşıması bekleniyor.