Tunceli’de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmayı yürüten Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Cansu, göreve geldiğinde Gülistan ile ilgili 7 klasör olduğunu mevcut durumda ise 14 klasöre ulaştığını ve soruşturmanın kritik noktasının Ankara’dan alınan telefon sinyali olduğunu belirtti.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, Tunceli’de 6 yıldır kayıp olarak aranan Gülistan Doku soruşturmasına dair 14 klasör olduğunu belirtti.
Cansu, Dersim’de 6 yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin devam eden soruşturmaya ilişkin Sabah’a konuştu.
2024 yılında Dersim’e atandktan sonra Gülistan’a ilişkin tüm evrakları yeniden incelediğini belirten Cansu, mevcut durumda ise dosyanın 7 klasörden 14’e ulaştığını söyledi.
Cansu, soruşturmanın somut veriler üzerinden ilerlediğini ifade ederek “Sürecin en başında hâkimlikten kısıtlılık kararı aldık. Dosyanın, adliye personeli dahil yetkisiz hiç kimse tarafından görülmesine izin vermedik. Disiplinli ve kontrollü bir süreç yönetimi sayesinde en küçük bir sızıntıya dahi izin vermeden önemli bir mesafe kat ettik” dedi.
“KRİTİK EŞİK HATTIN ANKARA’DA SİNYAL VERMESİ OLDU”
Gülistan’ın intihar ettiğine ilişkin şüphelerin cinayet dosyasına nasıl evrildiği sorusuna ise Cansu şu yanıtı verdi:
“Dosyada yer alan notlar ve gizli tanık beyanları elbette önemliydi. Ancak benim için en kritik eşik, Gülistan’ın kullandığı telefon hattının Ankara’da bir ilçede sinyal verdiğinin tespit edilmesi oldu. Bu teknik veri, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Söz konusu sinyal, sim kart üzerinde yapılan müdahaleleri ve bu hattın bağlantılı olduğu kişi ağını ortaya çıkardı.
Bu dosyaya ilk başladığımızda bizi böylesine bir noktaya götüreceğini elbette öngörmüyorduk. Ancak süreç içerisinde elde edilen somut deliller bizi adım adım bu aşamaya taşıdı. Sayın bakanımızın da ifade ettiği gibi; “Yargı, dosyanın kapağındaki isme göre hareket etmez.” Hukuk önünde herkes eşittir. Bizim için önemli olan tek şey, delillerin gösterdiği istikametti.”