MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Selahattin Demirtaş’ın durumuyla ilgili “Demirtaş’ın tahliyesine mahkemeler karar verir. AİHM kararlarına uymak lazım. Eğer AİHM bir ihlal gördüyse, tahliyesi konusunda beyan varsa tahliyesi lazım” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, saat 14.00’te TBMM’de yapılacak komisyon toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu.
Komisyon gündemine ilişkin konuşan Yıldız, bir çerçeve metni hazırlanacağını, sürecin çok uzamayacağını söyledi ve “Son toplantı mı belli olmaz ama mümkün, sondan bir önceki olabilir. Biz çerçeve metni hazırlayacağız. Çok uzamaz diye düşünüyorum. Bugünden kesin bir süre veremeyiz ama çok uzamaz. Nisan geç bir ay” dedi.
“LİDERİMİZ, TÜM SÜRECİ ÖZETLEYEN BİR AÇIKLAMA YAPTI”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün partisinin grup toplantısında yaptığı ve gündeme oturan sözleri de değerlendiren Yıldız, gazetecilerin Demirtaş ve Öcalan sorusunu şöyle yanıtladı:
“Demirtaş’ın tahliyesine mahkemeler karar verir. AİHM kararlarına uymak lazım. Eğer AİHM bir ihlal gördüyse, tahliyesi konusunda beyan varsa tahliyesi lazım. Liderimiz, tüm süreci özetleyen bir açıklama yaptı. Bunun üzerine bizim açıklama yapmamıze gerek yok aslında.”
“ARTIK GERİ DÖNÜŞ YOK”
Sürecin mevcut aşamasıyla ilgili konuşan Yıldız, “Artık geri dönüş yok” derken Cumhur İttifakı’nda bu konuyla ilgili fikir birliği olmadığına yönelik görüşlerin de gerçeği yansıtmadığını savundu.
“Her şey gün gün daha iyi olacak. Terörsüz Türkiye süreci, terörsüz bölge sürecine evrildi. Son 6 aydır bir şehidimiz gelmedi, bu ne demek? Başarıyla sonuçlandıracağız. Artık bu saatten geri dönüş yok, bu iş bitti. Cumhur İttifakıyla tamamen uyum içindeyiz.”
“AİHM VE AYM KARARLARI İLE ÇELİŞMEYECEK”
Toplantıya kısa süre kala sosyal medya hesabından da bir paylaşım yapan Yıldız, şunları kaydetti:
“Milli Dayanışma,Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Saat 14.00’de Meclis Başkanımızın yönetiminde uzlaşma içinde müşterek rapor hazırlamak için bir araya gelecektir. Sürece ilişkin hukuki düzenlemelerin çerçevesi açık, öngörülebilir ve hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu, AİHM ve AYM kararları ile çelişmeyen, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı, hukuk normlarının taşıyıcı değerler sistemini örselemeyen bir çerçevede oluşturulacaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ ideali yalnızca iç güvenlik stratejisi olmaktan çıkıp bölgesel güvenlik mimarisinin merkezine yerleşmiştir.”