Çocuklar çeteler ve şiddet….

Gündem - 19 Ocak 2026 09:25

17 yaşındaki Atlas’ın 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülmesi, çocukların çeteler, şiddet ve yoksulluk arasında nasıl savunmasız bırakıldığını ortaya koydu. TBB’den avukat Özcan Güven ‘‘Asıl sorulması gereken çocuklar nasıl bu hale getirildi?’’ ifadelerini kullandı.

Çocukların hayatını kuşatan bu çöküşün ortasında bir ölüm daha yaşandı. Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın 15 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak öldürülmesi, çocukların korunamadığı bir düzenin sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Olayın ardından aileyi tehdit eden bir kişi ile sosyal medyada provokatif içerikler paylaşan 3 kişi gözaltına alındı.

Şüpheli E.Ç.’nin “korkutmak amacıyla bıçak salladığı” yönündeki savunmasına Atlas’ın annesi Gülhan Ünlü tepki gösterdi. Ünlü, “Korkutmak isteseydi göğsünden vurmazdı. O videoda her şey açık. Geriliyor ve ölümcül darbe vuruyor. Bu iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum” dedi.

ÇOCUKLAR KORUNAMIYOR

Atlas’ın ölümü, son yıllarda çocukların şiddet, çeteler ve suç örgütleriyle çevrili bir yaşamın içine itildiğini gösteren olaylara bir yenisinin eklenmesi oldu. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çocuk Komisyonu Başkanı Özcan Güven, olayın bireysel olarak ele alınmasının yanlış olduğuna dikkat çekti. Güven, “Münferit olaylar üzerinden tartışma yürütmek gerçeği perdelemekten başka bir işe yaramaz. Ölen de bir çocuk, öldüren de bir çocuk. Asıl sorulması gereken çocuklar nasıl bu hale getirildi?” dedi. Çocukları suça iten nedenlere ilişkin çok sayıda rapor hazırlandığını anımsatan Güven, “Bunlar siyasi partilere iletildi, iletilmeye de devam ediyor. Ancak çocukları suça sürükleyen koşulları ortadan kaldıracak önleyici bir mekanizma hâlâ kurulabilmiş değil” diye konuştu. Bu sürecin tek bir kurumun sorumluluğunda olmadığını vurgulayan Güven, “Adalet, Milli Eğitim ve Aile Bakanlıkları başta olmak üzere tüm kurumların koordinasyon içinde çalışması gerekiyor. Ancak ne yazık ki bu koordinasyon yok” ifadelerini kullandı. Meclis’te kurulan Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu’na da değinen Güven, “Bu mesele sosyal medyada tartışılarak çözülemez. Bütün muhatapların dinlendiği, somut bir yol haritasının çıkarıldığı ve siyasi iradenin ortaya konduğu bir sürece ihtiyaç var. Çocuk meselesi siyaset üstüdür” dedi.

Atlas Çağlayan

POLİTİKALARIN FATURASI ÇOCUKLARA

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Buket Soygüt, çocukları suça sürükleyen nedenlerin görmezden gelinmesiyle bu olayların süreceğini belirterek ‘‘Korkarım ki bu olay son olmayacak’’ dedi. Soygüt, şu değerlendirmeleri yaptı:

‘‘Sosyal medyadaki tartışmalarda ciddi bir algı operasyonu yürütüldüğünü, bilinçli ya da bilinçsiz olarak hedef saptırıldığını, haklı eleştirilerin doğru adreslere yöneltilmediğini ve şiddetin hak savunucularını hedef alarak yeniden üretildiğini görmekteyim. Oysa biz bilim insanları uzun zamandan beri çocukların suçla ilişkilenmesi üzerine çalışıyoruz. Minguzzi cinayetinden sonra da yoğunlaştırdığımız çalışmalarla bilimsel raporlar hazırladık. Esas sorunun mevzuattan değil, devletin çocukları koruma yönündeki pozitif yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığını tespit ettik. TBMM’de ilgili komisyona hem eksikleri tespit etmek hem de önerilerde bulunmak adına katılma talebinde bulunduk. Ancak ne yazık ki, sesimiz duyulmadı. Komisyon çalışmalarında alanda uzman kişiler davet edilmeden konu yine nedenlerden uzak bir şekilde ele alınıyor.

Çocuklar bakımından cezaların artırılmasının işlevsel ve önleyici olmadığı istatistiklerle ortada. Diğer yandan çocuklar için cezaların artırılmasını talep edip sürekli af yasaları çıkartarak esas şiddet faili yetişkinlerin salıverilmesi tutarsız bir suç ve ceza politikasının yürütüldüğünü gösteriyor. Yetişkin failler bakımından benimsenen ‘devlet eliyle cezasızlık’ politikasının faturası çocuklara çıkartılmak isteniyor.

Son yıllarda şiddetin farklı mekânlarda ve artan biçimde ortaya çıkması, bireysel nedenlerden önce yapısal, sosyo-ekonomik ve kurumsal nedenlere dayandığını gösteriyor. Çocuklar arasındaki şiddet vakalarındaki artış da yoksulluk, güvensizlik, eşitsizlik, okulsuzlaştırma, cehaleti yüceltme ve sosyal hizmet mekanizmalarının zayıflamasıyla doğrudan ilişkili. Zorla evlendirmeler ve çocuk işçiliği de konudan bağımsız değil.

Eğitim hakkından uzaklaştırılan, güvenli yaşam koşullarına erişemeyen ve geleceğe dair umutları zedelenen çocukların suça yönelmesi ülkede çocuk koruma sisteminin çöktüğünü, çocukların çetelerin eline bırakıldığını, çocukların yaşam hakkı ve üstün yararının yeterince gözetilmediğini ortaya koyuyor. Bu nedenle çocukların yaşam hakkını merkeze alan, yoksullukla mücadeleyi, eğitime erişimi ve eşitlikçi sosyal politikaları önceleyen, bütüncül ve kanıta dayalı kamusal politikalara acil ihtiyaç bulunuyor. Çocuğun suçla ilişkilenmesi bakımından temel başlangıç risk analizlerinin yapılması ve çocukların bu analizlerin sonucuna göre onarıcı adalet uygulamalarıyla rehabilite edilmesi gerekiyor.’’

DERTLERİ ÇÖZÜM DEĞİL

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) ise “Bir yandan infaz indirimi getirirken ve yeni infaz indirimlerinin sözünü verirken diğer yandan 15 yaş üstündeki çocukların yetişkin gibi yargılanmasını tartışmaya açan iktidar, bu çelişkili adımlarıyla güvenlik sorununa gerçek bir çözüm aramadığını gösteriyor’’ ifadeleriyle güvenlik sorununa gerçek ve bütüncül bir çözüm bulunması çağrısında bulundu.

Kaynak:Birgun.net

BENZER HABERLER