Aziz İhsan Aktaş davasında ikinci gün!

Gündem - 28 Ocak 2026 17:28

Silivri’deki Marmara Cezaevi 1 No’lu duruşma salonunda dün başlayan Aziz İhsan Aktaş davası ikinci gününde devam etti.

Dün duruşmanın büyük bölümü kimlik tespitlerine ayrılmıştı.

Aziz İhsan Aktaş’ın duruşmaya korumaları eşliğinde katılıp hakim ve savcıların giriş çıkış yaptığı kapıları kullanması da dikkat çekmişti. Adana, Adıyaman ve Esenyurt belediye başkanlarının avukatları, mahkemenin yetkisine ilişkin itirazlarda bulunarak dosyaların ayrılmasını talep ederken mahkeme bu talebi reddetmişti.

Duruşmanın ikinci gününe CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftçi Binici ve Gökan Zeybek ile birlikte İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve milletvekilleriyle çok sayıda partili katıldı. 

CEYHAN KAYHAN: GÖNDERDİĞİM PARA İÇİN RÜŞVET ALMAKLA SUÇLANDIM

Davada ilk savunmayı, tutuklu Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan yaptı.

Kayhan, mahkemede yaptığı savunmada hakkındaki rüşvet ve aracılık suçlamalarını reddetti., Deprem sonrası Adıyaman’a hizmet etmek için göreve başladığını, kente Mayıs 2024’te geldiğini ve belediyenin kurumsal yapısını ayağa kaldırmak için gece gündüz çalıştığını söyledi.

Hakkında ifade veren Savaş Çetinkaya ile yıllara dayanan bir arkadaşlığı ve karşılıklı para alışverişi bulunduğunu kabul eden Kayhan, dosyada yer alan para transferlerinin rüşvet gibi gösterildiğini savundu.

Kayhan, “Kendisinin bana 170 bin lira gönderdiği bir para var. Ben bunu aldım söylüyorum zaten ama benim ona gönderdiğim 25 bin lirayı da ben sanki ondan rüşvet almışım gibi gösteriliyor. Yani benim gönderdiğim para da benim aleyhime rüşvet olarak kullanılmış” dedi.

Savcılığın iddianamedeki ihale karşılığı rüşvet iddiasını reddeden Kayhan, görev süresi boyunca ilgili firma ya da bağlantılı şirketlere hiçbir ihale verilmediğini, belediyenin araç ihtiyacının kamu kaynaklarıyla karşılandığını belirtti.

KADİR AYDAR: HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI

İkinci olarak savunma yapan Adana Ceyhan’ın tutuklu belediye başkanı Kadir Aydar ise Aziz İhsan Aktaş ile rüşvet ilişkisine sahip olduğu iddialarına tepki gösterdi.

Aktaş’ın 4 milyon TL’lik daireyi 20 milyon TL’ye aldığı ve geriye kalan paranın rüşvet olduğuna yönelik iddialara cevap veren Aydar, Aktaş ile kendisinin değil, babasının ticari ilişki yürüttüğünü belirtirken “Babam kendisine daire sattı ve bu ticareti kabul ediyor. Aktaş, bu ticaret kapsamında yalnızca 4 milyon TL ödeme yaptı. Aktaş’ın alacağı olan firmalar da paralarını aldı. Aktaş, babamla pazarlık da yaparak ‘300 bin dolar alacağım var’ dedi ve bütün parasını aldı” diye konuştu.

Aktaş ve yakınlarının kendi döneminde belediyeden aldığı hiçbir ihale olmadığını belirten Aydar, “Haziran ayında bizim söz konusu işi ihaleye çıkmamız gerekiyordu ama biz bu iş için ihaleye çıkmadık. Böylece iddia makamının ihale almayla ilgili söylediği iddia da boşa çıkmış oluyor” dedi. Aktaş’ın borçlarını ödemediğine dikkat çeken Aydar, Aktaş, 1,5 milyon liralık alacağı için 20 milyon TL ödeme yapar mı? Bu iddia hayatın olağan akışına aykırı” ifadelerini kullandı.

OYA TEKİN’DEN İDDİANAME ELEŞTİRİSİ

Üçüncü olarak savunma yapan ve CHP’nin tutuklu belediye başkanları arasında tek kadın belediye başkanı olan Oya Tekin’in savunması ise bir saat civarında sürdü.

Hukukçu olması sebebiyle teknik konulara ilişkin de konuşan Tekin, savunmasına “Şu an karşınızda, bir milyon nüfuslu Seyhan halkının seçilmiş iradesi olarak bulunuyorum. Ancak bundan da önemlisi, 35 yıllık bir hukukçu olarak karşınızdayım” diye başladı.

Rüşvet iddiasına konu edilen 75 milyon TL’lik ödemenin, belediyenin geçmiş dönemden devraldığı, planlı ve hak edişlere dayalı bir borç ödemesi olduğunu belirten Tekin, belediye başkanının bu ödemelerde imza yetkisi bulunmadığını, ödeme gününü ve saatini bilmesinin de mümkün olmadığını ifade etti.

Eşi Celal Tekin’in aynı gün Aziz İhsan Aktaş ile Ankara’da görüşmesinin iddianamede “tesadüf” olarak sunulduğunu hatırlatan Tekin, “Bu görüşmenin neden yapıldığı, içeriği, hukuka aykırı olup olmadığı yönünde iddianamede hiçbir somut tespit yoktur. Bu görüşme ile ödeme arasında tek bir maddi bağ yoktur” dedi.

Para çekme dekontlarının da somut delil sayılamayacağını vurgulayan Tekin, “Bir milyon doların bana ya da eşime geçtiğine dair tek bir kanıt yok” diye konuştu.

Tekin, “Aziz İhsan Aktaş, bu olayı Seyhan Belediyesi’yle hesaplaşma aracı olarak kullandı. Buraya benim eşimin adını da ekletti” ifadelerini kullandı.

‘ETKİN PİŞMANLIK ŞARTLARI OLUŞMUYOR’

Tekin, bir hukukçu olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını da eleştirdi ve “Rüşvet suçunda etkin pişmanlık, suç ortaya çıkmadan önce, failin kendi iradesiyle gidip durumu bildirmesi halinde söz konusu olabilir. Oysa burada soruşturma başlamış, kişiler tutuklanmış ve sonrasında bu beyanlar alınmıştır. Bu haliyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hukuken mümkün değildir” dedi.

‘RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL DÜZENE UYMADIĞIM İÇİN BURDAYIM’

Oya Tekin, savunmasının sonunda ise şu ifadelere yer verdi: 

“Bu alacaklar, bu hacizler, bu baskılar bir hesaplaşma aracına dönüştürülmüştür. Aynı dönemde, belirli firmaların birlikte hareket ederek, aynı siyasi hedef doğrultusunda davrandığını da görüyoruz. Bu firmaların tamamı, ödeme baskısını ve tehditleri eş zamanlı yürütmüştür. Ama ben şunu söyledim: Bu para benim param değil. Seyhan halkının parasıdır. Seyhanlıların kaynağını, hukuka aykırı biçimde kimseye aktarmam. Ben rüşvet aldığım için değil, rüşvet düzenine uymadığım için bugün burada sanık olarak yargılanıyorum. Eğer bu düzene uyum sağlasaydım, işlerin aynı şekilde sürmesine izin verseydim, bugün burada olmazdım”

AKTAŞ’TAN BASINA: “YOLLAYIN BUNLARI”

Duruşmaya verilen arada, Aziz İhsan Aktaş’ın, davanın ilk gününde olduğu gibi hakim ve savcıların giriş yaptığı kapının yakınında beklediği görüldü. Aktaş’ın etrafı korumaları tarafından çevrilirken korumalar, basın mensuplarını Aktaş’a yaklaştırmadı. Basın mensuplarını fark eden Aktaş’ın, korumalarına “Yollayın bunları” dediği görüldü.

Aktaş’ın, basın mensuplarının soru sormak için ısrarcı olması üzerine duruşma bittikten sonra basına ayrılan alanda kısa bir açıklama yapmayı kabul ettiği, korumalar tarafından basın mensuplarına aktarıldı. Aktaş’ın açıklama yapıp yapmayacağı henüz netlik kazanmadı.

BASIN MENSUPLARININ SALONDAKİ YERİ DEĞİŞTİRİLDİ

Duruşmaya verilen arada ayrıca, salonda 25 basın mensubu için ayrılan ancak görüş açısı ve mahkeme kürsüsüne uzaklığı nedeniyle duruşmayı takip etmenin bir hayli zor olduğu alan, avukatların da yer aldığı orta kısma taşındı.

CELAL TEKİN:  SAVCILIK GÖRÜŞMELERİ BAMBAŞKA YÖNE ÇEKMİŞ

Aziz İhsan Aktaş davasının ikinci duruşması, öğle saatlerinde verilen aranın ardından saat 14:15 civarında tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in eşi Celal Tekin’in savunmasıyla devam etti.

Oya Tekin’in eşi Celal Tekin, savunmasında hakkındaki rüşvet iddialarını reddetti. Aziz İhsan Aktaş’ı önceden tanımadığını belirten Tekin, Aktaş’ın eşini tanıyan kişiler aracılığıyla kendisiyle Ankara’da görüşmek istediğini söyledi. Görüşmelerde yalnızca belediyeden alacak taleplerinin iletildiğini, kendisinin ise belediye işlerine karışmadığını belirterek Aktaş’ı ilgili birimlere yönlendirdiğini ifade etti.

Tekin, “Savcılık ise bu görüşmeyi bambaşka yönlere çekerek, eşimin bilgisi ve yönlendirmesi olmayan bir görüşmeden hem anlaşma, hem para alma, hem de belediyeden ödeme yaptırma sonucu çıkarmıştır. Bu konu akla, mantığa ve hukuka aykırı olmasına rağmen çirkin bir metne dönüştürüldüğü için hepsine tek tek cevap vermek istiyorum. Ne ben ne de eşim birbirimize talimat verir ya da yönlendirmede bulunuruz” ifadelerini kullandı.

Tekin, duruşmada Aktaş’ın avukatı tarafından yöneltilen “kadayıf kutusunda rüşvet” sorusuna tepki gösterirken böyle bir iddianın dosyada yer almadığını belirterek soruyu cevaplamayacağını söyledi. Daha sonra söz alan Aziz İhsan Aktaş da ödeme sürecine ilişkin Tekin’e sorular yöneltirken, Celal Tekin ise Aktaş’ın, eşiyle görüşmek için araya pek çok farklı kesimden insanı soktuğunu, 75 milyon liralık bir ödemenin tek bir görüşmeyle yapılmasının mümkün olmadığını, ödeme süreçlerinin idari prosedürlere bağlı olduğunu söyledi.

KARALAR: “EV ADRESİNİ DAHİ HATIRLAYAMAYAN KİŞİNİN İFADELERİ ÜZERİNE BURADAYIM”

Tekin’in ardından mahkeme, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın suçlandığı dosyaya yönelik sorulara geçti. İlk olarak savunmasını yapan, dönemin Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü görevlisi Özcan Zenger, Karalar ve kendisinin suçlandığı ihale sürecine ilişkin Karalar’ın kendisinden bir talebi olmadığını, İstanbul’a yaptığı ziyaretlerin ailevi sebepli olduğunu ve tüm belgelerin kayıt altında tutulduğunu söyledi.

Daha sonra savunma yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise savunmasına, parti ve belediye içerisindeki çalışmalarından bahsederek başladı. Karalar, “2019’da belediye başkanı oldum. Belediye batmış haldeydi. Borç, gelirin dört katıydı. Borç, o günkü parayla 836 milyon dolar miktarındaydı. Pandemi ve depreme rağmen beş yılda çok önemli görevler yaptık. Bugün itibariyle gelirimiz borcumuzun 4-5 kat üzerinde” ifadelerini kullandı.

“Bugün Türkiye’nin sevdiği saydığı biri olduğum için burada olduğumu söyleyen çok kişi oldu” diyen Karalar, belediye başkanlarının ihale süreçlerinde hiçbir şekilde rol almadığına dikkat çekerek  “Hem Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri hem de ortak olduğu şirketler, Seyhan Belediyesi döneminde bizimle çalışmadı, çalışamadı. Böyle bir imkan da olmadı. Ayrıca Baki Nugay ve Seyhan Belediyesi’nde yaptığımız işlerle ilgili olarak, “Baki Nugay benim resmi ya da gayri-resmi ortağım değildir” diyor. Ama nedense ben Aziz İhsan Aktaş’ın dosyasındayım” dedi.

”HAK EDİŞLERİN DÜZENLİ YAPILDIĞI ORTAYA ÇIKTI”

İsnat edilen suçlar, 2019 seçimleri sonrasında açılan bir dosyaya dayanıyor. Ben bu dosyada neden yer alıyorum? Neden buraya bağlandım? Ben Adanalıyım. Silivri’yle işim yok. Ben kimseye bağlı değilim. Aziz İhsan Aktaş etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye ediliyor. Hemen ardından, yaklaşık 12 gün sonra Baki Nugay da etkin pişmanlıktan yararlanmak için ifade veriyor. O süreçte bizim bundan haberimiz yok. Seyhan Belediyesi’nde 2014–2019 döneminde hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Belediyeden belgeleri istedik; bu belgelerde de hak edişlerin düzenli olarak yapıldığı görüldü.

Kendisi hakkındaki irtikap suçlamasının varsayımlara dayandığını belirten Karalar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ödeme alamıyorduk, Zeydan Karalar bizi Özcan Zenger’e yönlendirdi’ iddiası tamamen yalandır. Böyle bir durum yoktur ve bu iddianın maddi bir temeli bulunmamaktadır. Buna rağmen, iddianamede yer almayan iki taslak metin ve emniyet ifadesinde dahi ev adresini hatırlayamayan Baki Nugay’ın beyanı üzerine burada bulunuyorum”

Karalar, sözlerinin son bölümünde ise “Sorunum yargılanmak değil. Devlet bir sorun görürse yargılar. Buarada sorun tutuklu yargılanmak. Ben bir ihalede sorun gördüğümde bizzat başsavcıya giderek ihbarda bulunmuş biriyim” ifadelerini kullandı.

MAHKEME BAŞKANI ÖNCE SEYİRCİSİ YASAKLADI, SONRA KARARINDAN DÖNDÜ

Zeydan Karalar’ın yaptığı savunmanın ardından konuşan mahkeme başkanı, duruşmadan çok sayıda görüntünün basında yer alması sebebiyle yarınki duruşmada salona seyirci alınmayacağını açıkladı.

Avukatlar ve seyirciler duruma yoğun tepki gösterirken CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP milletvekili Ali Gökçek, mahkeme heyetinin yanına giderek seyirci kararına karşı, duruşma salonundan görüntü çıkmaması konusunda bütün önlemleri alacaklarını söyledi. Mahkeme başkanı, yarınki duruşmada herhangi bir fotoğraf veya videonun basında yer alması durumunda seyirci alınmaması kararını uygulacaklarını kesin olarak belirtti. Mahkeme başkanı ayrıca, kayıtların bir daha çıkması halinde aynı gün suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

Dava yarın, üçüncü gününde tutuklu BELTAŞ tutuklusu Önder Gedik ve tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın savunmalarıyla devam edecek.

DURUŞMA YARINA ERTELENDİ

Aziz ihsan Aktaş davasında duruşmanın 29 Ocak Perşembe (yarın) devam etmesine karar verildi.

 

BENZER HABERLER