Gümüşhacıköy’de 4 bin hektarı aşan alanın maden şirketlerine peşkeş çekilmesinin ardından yöre halkı sokaklara döküldü. Yurttaşlar ‘‘İnegöl Dağı ve çevresindeki proje iptal edilsin. Yaşam alanını tehdit eden ruhsatlandırma politikasından vazgeçilsin’’ dedi.
Yurdun pek çok noktasındaki ekolojik tahribatlara karşı yurttaşlar ve yaşam savunucuları sokaklarda direniyor.
Amasya’da Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) ihale süreci kapsamında Gümüşhacıköy ilçedeki 4 bin hektarı aşan alanın maden şirketlerine verilmesine karşı çıkan yurttaşlar, “İnegöl Dağı’nda Madene Hayır” yürüyüşünde buluştu. Öğretmenevi önünde buluşan yöre halkı ve yaşam savunucuları Cumhuriyet Meydanı’na kadar ellerinde döviz ve pankartlarla yürüdü.
MAPEG mevzuatına dikkat çeken Çoban “Mevzuat açıkça diyor ki: ‘Su kaynaklarına, barajlara ve su depolarına 300 metre mesafeden yakın, madencilik faaliyetine izin verilmez. Su kalitesi riske atılamaz!’ Peki soruyoruz: Bu proje alanının tam ortasında bulunan su kaynaklarına rağmen bu ihaleyi nasıl yaptınız? Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ne diyor? ‘1. derece sit alanları aynen korunması gereken dokunulmaz alanlardır.’ Öyleyse soruyoruz: 1.derece sit alanı olan Yalamasar Kayalıkları neden maden sahasının içine kalıyor? Yine Mevzuat diyor ki: ‘Kültür varlıklarına 300 metre mesafe içinde madencilik faaliyetine izin verilmez’ Peki, Kızlar Manastırı’nda bu mesafe neden bir metreye kadar düşüyor? Olası bir patlamada, sondajda yüzlerce yıllık bu yapılar zarar görmeyecek mi? Mesela Niyaz Baba türbesi 1.derece sit alanıdır! Anayasa’nın 56. maddesi herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına almaktadır. 169 ve 170. maddeler ise ormanların ve orman köylüsünün korunmasını açıkça düzenlemektedir. Bu proje gerçekleşirse, yüzyıllardır ziyaret ettiğimiz kutsal varlığımıza ulaşım bile kalmayacaktır. Bu yalnızca doğaya zarar değildir. Bu; bir halkın tarihine, kültürüne, inancına zarar vermektir! Korunması gereken ormanlar neden maden sahasına açılıyor?” diye sordu.
TARİH SİZİ AFFETMEYECEK
Çoban, bölgede sayısız nadir hayvan türünün de yaşandığını anımsatarak “Daha geçen hafta İmir Dede’de karaca görüldü. Bir endemik çiçeği koparmanın maddi cezası varsa, nadir hayvanı öldürmenin hapis cezası varsa, soruyoruz: Bir avuç şirket daha fazla kazansın diye bu ekosistemi yok etmenin cezası nedir?” dedi. “Mezarlıklar imara açılamaz, tahrip edilemez’ diyen mevzuat konu maden olunca lal oluyor diyen Çoban şöyle devam etti: “Sevdiklerimizin mezarı, İmir Dede Türbesi burada; nasıl dokunacaksınız. Kötekli Baba burada. Âşık Özlemi’nin mezarı burada. Yüzlerce yıllık anıt ağaçlarımız, tarihi köprülerimiz burada… Burada sadece taş yok… Bir halkın hafızası dinamitle mi parçalanacak? Bir halkın inancı kepçeyle mi yok edilecek? Buna kim nasıl razı gelecek? Tarih sizi affetmeyecek.”
PROJE İPTAL EDİLMELİ
Gümüşhacıköylüler yetkililere seslenerek taleplerini şöyle sıraladı:
• İnegöl Dağı ve çevresindeki maden projeleri iptal edilmeli.
• Bölgenin doğal, kültürel ve tarihi varlıkları koruma altına alınmalı.
• Halkın görüşü dikkate alınmadan hiçbir süreç yürütülmemeli.
Yaşam alanlarını tehdit eden ruhsatlandırma politikalarından vazgeçilmeli.