ABD ve İsrail’in Şubat ayından bu yana yürüttüğü yoğun askeri operasyonlara rağmen, ABD istihbarat birimleri İran’ın nükleer silah üretme kapasitesinin “kritik eşikte” kalmaya devam ettiğini bildirdi. Reuters’ın haberine göre, Tahran’ın bir nükleer silah inşa etmesi için gereken süre hâlâ dokuz ay ile bir yıl arasında seyrediyor.
Üst düzey istihbarat kaynaklarına göre, ABD ve İsrail’in Şubat ayından bu yana İran’a yönelik yürüttüğü saldırılar, Tahran’ın nükleer silah üretme kapasitesini geriletmeyi başaramadı.
Reuters’a konuşan üç yetkili, İran’ın bir atom bombası inşa etmek için ihtiyaç duyduğu sürenin hâlâ geçtiğimiz yaz aylarındaki tahminlerle aynı olduğunu bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer programını “tamamen ortadan kaldırmak” amacıyla başlattığı savaşta ikinci ay geride kalırken, istihbarat birimleri “nükleer kaçış süresinin” (breakout time) hâlâ dokuz ay ile bir yıl arasında olduğunu değerlendiriyor.
Analistler, bu durumun temel nedenlerini iki ana başlıkta topluyor:
- Hedef Sapması: Son saldırılar ağırlıklı olarak konvansiyonel askeri üsleri ve savunma sanayisini hedef aldı.
- Derin Sığınaklar: Haziran ayındaki Midnight Hammer operasyonunda Natanz ve Fordow tesisleri hasar görse de, İran’ın en kritik stokları sığınak delici mühimmatın ulaşamayacağı derinlikteki tünellerde korunuyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA), İran’ın elindeki yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 440 kilogramlık uranyumun akıbetini teyit edemiyor.
İstihbarat raporları, bu miktarın yarısının İsfahan’daki yer altı tesislerinde gizlendiğine işaret ediyor. Uzmanlara göre bu stok, daha fazla zenginleştirilmesi halinde tam 10 adet nükleer bomba üretmeye yetecek miktarda.
KARA İŞGALİ MASADA MI?
Ateşkesin kırılgan bir şekilde sürdüğü ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın küresel enerji krizini tetiklediği bu dönemde, Beyaz Saray tehlikeli seçenekleri masaya yatırdı:
- Özel Harekat: Bazı yetkililer, uranyum stoklarını fiziksel olarak ele geçirmek veya imha etmek için İsfahan’daki tünellere kara baskınları düzenlenmesini öneriyor.
- Diplomatik Baskı: Savunma Bakanı Pete Hegseth, müzakerelerin hâlâ masada olduğunu ve hedefin İran’ın silaha ulaşmasını engellemek olduğunu vurguluyor.
Reuters’a konuşan eski BM müfettişi David Albright, İsrail’in yürüttüğü suikast operasyonlarının İran’ın “know-how” (teknik uygulama) kapasitesine darbe vurduğunu, ancak uranyum stokları ve teorik bilginin bombalarla yok edilemeyeceğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, İran’ın hava savunma sistemlerinin imha edilmesinin, gelecekteki olası bir nükleer tesisi vurma operasyonunu kolaylaştırdığını savunuyor.